Şarkı Sözleri
Mayıs 17, 2008, 10:08:18 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BATI CEPHESİ T.B.M.M. ORDULARI'NIN TEÅžKİLATLANDIRILIÅžI  (Okunma Sayısı 324 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 21, 2007, 07:33:41 ÖS »

BATI CEPHESİ T.B.M.M. ORDULARI'NIN TEŞKİLATLANDIRILIŞI
 


     Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluÄŸu Mondros AteÅŸkesi'ni imzalayarak savaÅŸtan yenik çıkmıştı. AteÅŸkesin hükümlerine göre Türk ordusunun silah ve cephanesi elinden alınıyor, tüm askeri kuvveti, jandarma da dahil olmak üzere 50.000 ile sınırlanıyordu. Bu durum karşısında Osmanlı Genelkurmayı ordusunun kadrolarını yeniden düzenlemek zorunda idi. İtilaf Devletleri'nin yetkilileriyle anlaÅŸan Genelkurmay orduyu 9 Kolordu ve 20 Tümen halinde örgütlemeyi kabul ettirdi. AteÅŸkes'de birlik sayısı deÄŸil, insan sayısı sınırlandırılmıştı. Osmanlı Genelkurmayı bu boÅŸluktan yararlanarak, insan sayısı az, fakat ileride mevcutlarının arttırılması ile büyüyebilecek bir iskelet kurmayı tercih etti. Böylece çok sayıda subay birliklerinin başında bulunabilecek, er sayısı çok az olmakla beraber, ordunun iskeleti bulunduÄŸu için,gerekirse er sayısı arttırılabilicekti. 16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen iÅŸgali üzerine Ankara'da B.M.M.'nin açılması ve Türk Devleti'nin Genelkurmayı'nın kurulmasıyla bu çalışmaların önemi kalmamakla beraber, Osmanlı Genelkurmayı'nın az mevcutlu da olsa, çok sayıda kolordu ve özellikle tümen, alay ve tabur kadrolarını koruması, yani hazır bir iskelet bırakması Türk Ulusal Ordusu'nun kuruluÅŸunda büyük yararları oldu.

     İzmir'in iÅŸgali ve Yunan ilerleyiÅŸine karşı ilk direniÅŸ bu zayıf askeri birliklerin bazılarından ve milis kuvvetlerinden geldi. Yunanlıların karşısındaki 17. Kolordu'nun 56. Tümeni hiç karşı koymadı. Bir kısmı Yunanlılarca esir ve bir kısımı da terhis edildi. Bu dağılma karşısında Yunan ordusuna karşı kurulan Kuva-yı Milliye ise zayıf askeri birlikler ve milislerden oluÅŸuyordu. Kuva-yı Milliye ruhu bir süre sonra yayılmaya baÅŸladı. Müdafaa-i Hukuk örgütleri, Kuva-yı Milliye'ye asker ve para saÄŸlamak iÅŸlerini yüklendiler. Böylece Ayvalık, Salihli, Denizli'ye kadar uzanan bir çizgi üzerinde Yunanlılara karşı Kuva-yı Milliye cephesi kuruldu. M. Kemal PaÅŸa daha Havza'da iken Kuva-yı Milliye ile doÄŸrudan ilgilenerek, birliklere gönderdiÄŸi emirlerde, her iÅŸgal eylemine karşı, halkın silahlandırılarak karşı konulmasını bildirmiÅŸti. Kuva-yı Milliye'nin büyük kısmını efelerin ve Ethem'in emrindeki kuvvetler oluÅŸturuyorlardı. Bunların ağır silahları olmadığı gibi merkezi bir komuta düzeni ve disiplini de yoktu. M. Kemal PaÅŸa Sivas Kongresi sırasında, bu kuvvetlerin örgütlenmesi gereÄŸini göz önüne alarak 9 Eylül 1919'da Ali Fuat PaÅŸa'ya "Batı Anadolu Genel Kuva-yı Milliye Komutanlığı" görevini verdi. Ancak Ali Fuat PaÅŸa yeterince etkili olamadı. 23 Ekim'de Albay Refet Bey yöreye gönderildi ve bir rapor hazırlayarak, daha uzun süre Batı Anadolu Cephesi'nin tek komuta altına alınamayacağını bildirdi. Bu sebeple askeri, kuvvetler Albay Refet Bey'in komutasına verildi. Milis kuvvetler ise durumlarını korudular.

     22 Hazirarı 1920'de baÅŸlayan Yunan genel saldırısı üzerine Balıkesir, Bursa düştü. B.M.M.'inde büyük tepkiler oluÅŸtu ve komutanlar sorumlu tutulup ceaalandırılmaları istendi. M. Kemal PaÅŸa komutanların kabahatı olmadığını, emirlerinde yeterince asker, silah ve malzeme bulunmadığını, oysa Yunan Ordusu'nun Avrupa Devletleri'nce silahlandırılmış ve donatılmış olduÄŸunu, milis kuvvetleriyle Yunan Ordusu'nun durdurulamayacağını belirterek, T.B.M.M.'ni^n gerçek anlamda bir orduya sahip olması gerektiÄŸini söyledi. Bunun saÄŸlanabilmesi için Kuva-yı Milliye'nin düzenli ordu haline dönüşmesi ve kısmi seferberlik yapılması gerekiyordu. Meclis'in kararı üzerine düzenli ordu kurulmasına baÅŸlandı.

     Batı Cephesinde düzenli ordunun kuruluÅŸunu engelleyen iki engel vardı. Birincisi firar olayları, ikincisi Kuva-yı Milliye örgütleri ve özellikle Ethem'in kuvvetleriydi. Birinci Dünya Savaşı sonunda asker kaçağı sayısı 300.000'e ulaÅŸmıştı. Savaşın doÄŸurduÄŸu bunalım, yıkım ve sefalet, yeni bir savaÅŸ baÅŸlamasında büyük engelleyici durum yaratıyordu. Buna, PadiÅŸah'ın askerliÄŸi kaldırdığı propogandaları da eklenince, Anadolu'da T.B.M.M.'nin kararlarının yürütülebilmesi çok güçleÅŸti. Asker kaçakları yüzünden düzenli ordu kurulmasında büyük güçlüklerle karşılaşıldığı için "Firariler Hakkında Kanun"un kabulüyle İstiklal Mahkemeleri kurulmuÅŸlardı. İkinci engel ise Kuva-yı Mlilliye'nin düzenli ordu ÅŸekline dönüştürülmesi sırasında Ethem'in direnmesinden çıktı.


     Gediz Saldırısı

     Kuva-yı Milliye'nin tasfiyesiyle ilgili bir Olay da Gediz Harekatı idi. Bazı komutanlar, Yunanlıların Gediz'de bulunan kuvvetlerinin çok ilerlemiÅŸ ve ana kuvvetlerinden uzaklaÅŸmış olduÄŸu için kolay yenilebileceklerini düşünuyorlardı. Oysa M. Kemal PaÅŸa, Yunanlılara karşı küçük, yerel saldırılar yapılmasını istemiyordu. Bu çeÅŸit saldırılar bir baÅŸarı saglayamayacağı gibi, baÅŸarısızlık durumunda, ordunun ve ulusun maneviyatı bozulur görüşündeydi. O'nun stratejisi daha Erzurum'da iken belirlenmiÅŸti. DoÄŸu'da önce Ermeni cephesi tasfiye edilecek, Güney'de Fransızlarla gerilla savaşı yapılıp, bu cephede tasfiye edilecek ve sonunda yalnız Yunan Ordusu kalacaktı. Bu tarihe kadar da Yunan Ordusu gerilla savaşıyla oyalanacak ve Düzenli Ordu kurulduktan sonra da, Yunan ordusu, kesin bir saldırı ile "Anadolu'nun Harem-i İsmetinde" yok edilecekti. Batı Cephesi Komutanlığı ve Kuvve-yi Seyyare Komutanlığı birlikte bir saldırıyla Yunan tümenini yeneceklerini düşünerek Genelkurmay'a baÅŸvurup, saldırı izni istediler. Burada bulunan kuvvetlerin toplamı 3.000 tüfek, 105 makinalı tüfek, 5.000 kılıç (süvari), 52 top ve 7 uçak kadardı. Batı Cephesi Komutanlığı (Ali Fuat PaÅŸa), Ethem kuvvetleriyle birlikte iki tümeni bu saldırıya ayırdı. Genelkurmay'a baÅŸ vurarak izin istedi. Genelkurmay cephane yetersizliÄŸi sebebiyle bunu red etti Genelkurmay BaÅŸkanı İsmet Bey, cepheye gidip durumu inceledi.

     Bu arada Kuvve-yi Seyyare, Düzenli Ordu aleyhinde propoganda yapıyordu. "Ordudan fayda yoktur, dağılsın, hepimiz Kuva-yı Milliye olalım." sözleri halk arasında ve Meclis'te çok etkili duruma geldi. "Batı Cephesi kıtaları arasında Kuva-yı Milliye halinde, bir bölge ve bir cephesi bulunan Ethem Bey Müfrezesi'nin erleri, adeta askeri erlere deÄŸiÅŸilir, ayrıcaklıklı görünmeye gıpta edilir durumda sayılmaya baÅŸlansdı. Ethem Bey ve kardeÅŸleri de, herkes üzerinde bir çeÅŸit nüfuz ve egemenlik saÄŸlıyorlardı."

     Ethem ile anlaÅŸan Ali Fuat PaÅŸa da milis örgütleriyle birlikte Yunanlılara saldırmalarını istiyordu. Cepheye gelen İsmet Bey ile görüştüler. İsmet Bey, yeterince eÄŸitim ve cephanesi bulunmayan ordunun yerel ve geçici bir baÅŸarı için kullanılamamasını istedi ve Yunan Ordusu'nun malzeme ve insan sayısı bakımından çok üstün olduÄŸunu belirterek saldırı yapılmaması için diretti. Ali Fuat PaÅŸa saldırıyı ertelediyse de, birkaç gün sonra saldırıya karar verildiÄŸini Genelkurmay'a bildirdi. Sonunda Batı Cephesi Komutanı, Kuvva-yı Seyyare ile birlikte 14 Ekim 1920'de Gediz'de bulunan Yunan kuvvetlerine saldırdı. Dalgalı, disiplinsiz ve emir-komuta düzeni bozuk harekatta Türk Ordusu yenildi. Yunan Ordusu karşısında yenilen Türk kuvvetleri geri çekildi. Gediz Saldırısı genel bir yenilgiyle sonuçlandı.


     Batı Cephesi'nin Yeniden Düzenlenmesi

     Ethem, kardeÅŸleri ve yandaÅŸları Gediz Saldırısı'nın baÅŸarısızlığını, ordu birliklerine yüklemek için, ordunun iyi savaÅŸmadığını ileri sürerek, ordu aleyhinde propogandaya baÅŸladılar. Oysa ordu Komutanları ve subayları ise, Kuvva-yı Seyyare'nin ciddi biçimde savaÅŸmadıklarını söylüyorlardı. Ordu ile Kuva-yı Seyyare (Gezici Kuvvetler) arasındaki gerginlik gittikçe arttı. Ethem'in yandaÅŸları bu kadarla da kalmadılar. EskiÅŸehir'de subaylar aleyhinde gösteriler yaptılar. Ali Fuat PaÅŸa duruma el koyduysa da baÅŸarılı olamadı.

     Ali Fuat PaÅŸa'nın cephe üzerindeki komutanlık etki ve nüfuzunun sarsılmış olduÄŸunu gören M. Kemal PaÅŸa, Ali Fuat PaÅŸa'yı acele Ankara'ya çağırarak, o sırada çok önemli olan Türk-Sovyet iliÅŸkilerini geliÅŸtirmek için Moskova ElçiliÄŸi'ne atamasına karar verdi. Ali Fuat PaÅŸa 8 Kasım'da Ankara'ya geldi. Kendisini istasyonda karşılayan M. Kemal PaÅŸa, Ali Fuat PaÅŸa'yı Kuva-yı Milliye kıyafetinde görünce, Batı Cephesi'nin en kısa zamanda düzenlenmesi çalışmalarını hızlandırdı. Ali Fuat PaÅŸa Moskova ElçiliÄŸi'ne atandı.

     Cephenin ikiye ayrılmasına karar veren M. Kemal PaÅŸa Batı Cephesi diye isimlendirilen önemli olan Kuzey kısmını Albay İsmet Bey'in ve Güneyini de Albay Refet Bey'in emirlerine verdi. Genelkurmay BaÅŸkanlığı'na da Miili Savunma Bakanı Fevzi PaÅŸa vekalet edecekti. 9 Kasım 1920'de Bakanlar Kurulu bu dağılım kararını açıkladı. Böylece Batı Cephesi'nin yeniden düzenlenmesine baÅŸlandı. Batı Cephesi kuvvetlerinin yeniden düzenlenmesine en büyük engel Ethem kuvvetleri idi.


     Kuva-yı Milliye'nin Tasfiyesi

     Kuva-yı Milliye'nin ne olduÄŸundan söz etmiÅŸtik. Yunan Ordusu'nun ilerleyiÅŸi karşısında kurulan silahlı direniÅŸ içinde, asker, efe, sivil halk, maceracı v.s. her çeÅŸit insan vardı. BaÅŸlangıçta, gerilla savaşı için gererkli olan bu kuvvetler düşmanı oyalayabiliyordu. Fakat bunlarla kesin sonuç alınamıyordu. Fakat Ethem ve kardeÅŸleri bunu kabul etmediler. Bu kuvvete dahil olanlar "Düşman ilerler, sen bir tepeden çıkıp bir tepeye gidersin, uÄŸraşırsın. Bu iÅŸ böyle devam eder gider, sonunda düşman usanır ve barış yapma imkanı hasıl olur." görüşundeydiler. 16 Mayıs 1920'de çıkan bir kararla Kuva-yı Milliye 'nin, bütün yiyecek ve cephane ihtiyaçları Milli Savunma Bakanlığı'nca karşılanmak üzere, düzenli orduya baÄŸlanması kararı alındı. 22 Haziran tarihli Yunan saldırısından sonra da Kuva-yı Milliye'nin büyük bir kısmı (Çolak İbrahim Müfrezesi, 3. Süvari Tümeni'ne; Sarı Efe Müfrezesi 33. Süvari Alayı'na Gökbayrak Müfrezesi 61. Piyade Alayı'na) düzenli birlikler haline getirildi, Ordunun subay ihtiyacı için de 1 Temmuz 1920'de subay yetiÅŸtirme merkezleri kuruldu.


     Demirci Mehmet Efe'nin Ayaklanması (1-30 Aralık 1920)

     Kuva-yı Milliye'nin önemli bir kısmı düzenli ordu haline getirilirken, iki engel kaldı. Birincisi Ethem kuvvetleri, ikincisi ise Demirci Mehmet Efe kuvvetleriydi. Gediz saldırısındaki baÅŸarısızlık üzerine M. Kemal PaÅŸa, düzenli ordunun kurulması çalışmalarını hızlandırıp, 9 Kasım'da Cephe ikiye ayrılıp, Güney kısmına Albay Refet Bey atanınca, Demirci Mehmet Efe'nin de Refet Bey'in emrine girmesi gerekiyordu. Refet Bey, 22-23 Kasım'da Isparta'da bulunan Mehmet Efe'yi merkezi Konya'da bulunan Atlı Takip Kuvvetleri Komutanlığı'na atayarak ordu birlikleri arasında hizmete girmesini istedi. Bundan sonra doÄŸruca Güney Cephesi Komutanlığı emrine girecek olan Efe, baÅŸka makamlarla yazışamıyacaktı. Emrindeki kuvvetlerden yaÅŸları uygun olanlar ve geçmiÅŸte suç iÅŸlememiÅŸ olanlardan 300 kiÅŸilik bir süvari alayı kurularak, geri kalanlar silahlarıyla birlikte ikmal eri olarak 57. Tümen emrine verilecek, çaÄŸ dışı olanlarla suç iÅŸlemiÅŸ olanlar terhis edileceklerdi. Efe baÅŸlangıçta bu emri kabul ettiyse de, sonradan Ethem'in kışkırtmalarına kapıldı. Ethem Yörük Ali ve Demirci Mehmet Efe'ye mektup göndererek, adamlarına 40'ar lira maaÅŸ vaadiyle, onları Afyon ve Konya üzerine yurümesi için tahrik etti. Isparta yöresinde keyfi bir yönetim kurmuÅŸ bulunan Mehmet Efe, bundan sonra kuvvetlerini bir araya topladı ve Güney Cephesi Komutanlığı'nın isteklerine uymadı. Refet Bey aynı tarihlerde Ethem'in de ayaklanma durumunda olması karşısında, Mehmet Efe'ye karşı ayrı bir harekat yapmayı planladı. Demirci Mehmet Efe'nin, Ethem'in M. Kemal PaÅŸa'yı devirmek istediÄŸini Refet Bey'e bildirmesi üzerine, ikisinin haberleÅŸtiÄŸine kesin kanaat getiren Refet Bey, M. Kemal PaÅŸa'nın da Demirci Mehmet Efe'nin ortadan kaldırılması için kendi görüşünü uygun bulması üzerine, Mehmet Efe üzerine kuvvet gönderdi. Efe direnmeden çekildi. 18 Aralık'a kadar 700 çeteci yakalandı. Refet Bey 25 Aralık'da bastırma harekatını bitirdi. Ethem'le birleÅŸmesinden endiÅŸe edilen Efe, af edilerek sığınması istendi. Efe de 30 Aralık 1920'de emrindekilerle birlikte teslim oldu.


     Ethem'in Ayaklanması

     1880'de Bandırma'da doÄŸan Ethem, Çerkez Beylerinden Ali Bey'in oÄŸlu idi. AÄŸabeyleri Tevfik ve ReÅŸit subaydılar. Babası kendisinin asker olmasını istemediÄŸi için kaçıp orduya katıldı ve çavuÅŸ , daha sonra asteÄŸmen oldu. Mondros AteÅŸkesi'nden sonra İzmir Valisi Rahmi Bey'in oÄŸlunu kaçırıp 50.000 lira kurtarma parası âlınca meÅŸhur oldu. Rauf Bey'in teÅŸvikiyle Yunanlılara karşı silahlı direniÅŸe geçti. Salihli yöresinin hakimi durumuna geldi.

     Kuva-yı Milliye'ye dahil olan Ethem kuvvetleri giderek çoÄŸaldı. Bu kuvvetler, mahpus, soyguncu, asker kaçakları, birliklere zorla yazılan, suça iÅŸtirak ettirilen, yaÄŸma hevesiyle katılanlardan oluÅŸuyordu. Ayrıca Ethem, erlerine ve komutanlarına maaÅŸ veriyordu. Bir yerde ayaklanma bastırmaya giden Ethem buradan zorla para ve insan toplayarak kuvvetlerini çoÄŸaltıyordu. İç ayaklanmalar karşısında B.M.M. çaresiz kalınca, Ethem, Anzavur, Düzce, Bolu, Yozgat ayaklanmalarının bastırllmasında büyük yararlılıklarda bulundu ve şöhreti yayıldı. Yozgat ayaklanmasını bastırmaya giderken, Ankara'da M. Kemal ve Fevzi PaÅŸalara karşı sert ve saygısız bir tavır takındı. Hatta Yozgat ayaklanmasını bastırdıktan sonra, M. Kemal'e valinin teslimine engel olduÄŸu için kızıp, "Ankara'ya geldigimde M. Kemal'i Meclis kapısına asacağım." diyecek kadar,kendini büyük görmeye baÅŸladı. Yozgat'tan dönüşte, Ankara istasyonundaki oturdugu yerde M. Kemal'in odasına adeta baskın biçiminde girerek, çok tehlikeli duruma yol açtı. Askeri birliklerin bina dışında önlem almaları üzerine olay çıkmadı.

     Ethem yandaÅŸlarının Meclis içinde ve dışında Düzenli Ordu aleyhindeki propogandaları çoÄŸaldı. Gediz yenilgisinden sonra M. Kemal PaÅŸa'nın düzenli ordu kurulmasını hızlandırmak için İsmet Bey'i Cephe Komutanlığı'na ataması Ethem ve kardeÅŸleri tarafından beÄŸenilmedi. Ali Fuat PaÅŸa'nın Moskova'ya elçi olarak atanması üzerine, M. Kemal'in diktatör olacağı dedikoduları yayıldı.Ethem ve kardeÅŸleri Kuva-yı Seyyare'nin Düzenli Ordu birliklerine katılmasını kabul etmiyorlardı. Tevfik Bey, İsmet Bey'e yolladığı yazıda "Kuva-yı Seyyare ne bir tümen, ne de muntazam bir kuvvet haline getirilemez. Kuva-yi Seyyare'nin geliÅŸi güzel idare edilmesi lazımdır." sözleriyle açıkça belirtti. DiÄŸer yandan M. Kemal'e çektiÄŸi telgrafla da, İsmet Bey'in Cephe Komutanlığını idare edemeyeceÄŸini ileri sürerek, bundan böyle kendisini komutan tanımayacağını bildirdi. Ethem ve kardeÅŸleri, Düzenli Ordu'nun deÄŸil emrine girmeyi kabul etmek, düzenli ordunun varlığına bile karşıydılar. Subay düşmanlığı propogandaları açıkça ortaya Çıkmıştı. Kaldı ki Ethem kuvvetleri YeÅŸil Ordu'ya katılmayı da kabul etmiÅŸlerdi. Tevfik Bey cephede gerekli kuvvet toplarken, Ethem ve ReÅŸit Beyler de Ankara'da siyasi ortam hazırlıyorlardı. M. Kemal PaÅŸa, Ethem ve kardeÅŸlerini ikna etmek için bütün iyi niyetiyle çalıştı. Bakanlar Kurulu, Meclis'ten bazılarının ve ReÅŸit Bey'in de katıldığı bir toplantı yaptı. Bu toplantıda M. Kemal, anlÅŸmazlığı çözmek ve düşman ordularının ülkeyi iÅŸgal ettiÄŸi bir sırada bir iç çatışmaya meydan vermemek ve uzlaÅŸma saÄŸlamak için ÅŸu konuÅŸmayı yaptı:

     "Hakikat ÅŸudur ki, önümüzde yenilip mutlaka denize dökülmesi gereken bir Yunan Ordusu vardır. Bu büyük neticeyi alabilmek için ise, büyük, ciddi ve katı tedbirlere gereksinim vardır, benim askerliÄŸime itimat buyurursanız ki arkadaÅŸlarımın bu güveni saklamayacaklarını zannederim, bu büyük iÅŸ ancak muntazam, bir ucundan öbür ucuna ve en büyük kütlesinden son erine kadar disiplinli mükemmel bir ordu ile baÅŸarılabilir. Batı ordusunda bir süreden beri baÅŸlanılan çalışma, iÅŸte bizi bu gayeye götürmeyi amaç edinen gayret ve himmetlerden teÅŸekkül ve terekküp etmiÅŸ bulunuyor. Amaç bundan ibaret olduÄŸuna göre Kuva-yı Seyyare başında bulunan arkadaÅŸlarımın da bu gerçeÄŸi anlamaları, onu sadece takdir ve teslim etmeleri gereklidir. Bu takdir ve teslim yapıldıktan sonra ortada hallolunulmayacak sorun kalmaz."

     Fakat ReÅŸit Bey, M. Kemal'in hala düzenli ordular kurmak için boÅŸ hülyalar peÅŸinde koÅŸan birisi olduÄŸunu söyledi. Tartışmalar ReÅŸit Bey'in uyuÅŸmaz davranışlarıyla sonuçsuz kaldı. Fakat M. Kemal yine de son sözü söylemeden önce uzlaÅŸma yollarını zorladı. Ethem'i ikna ederek ReÅŸit Bey ile birlikte EskiÅŸehir'e İsmet Bey'le görüşmeye gittiler. Fakat Ethem Bey EskiÅŸehir'de ortadan kayboldu. M. Kemal PaÅŸa Ethem'i sorunca, ReÅŸit Bey; "Ethem Bey bu dakikada kuvvetterinin başındadır." yanıtını verdi. ReÅŸit Bey'in bu tehdit dolu sözleri karşısında M. Kemal'in tutumu deÄŸiÅŸti ve, "Bu dakikaya kadar sizinle eski bir ardaşınız slfatıyla ve sizin lehinizde bir sonuca ulaÅŸmak samimi duygusuyla görüşüyordum. Bu dakikadan itibaren arkadaÅŸlık ve özele ait durumum sona ermiÅŸtir. Åžimdi karşınızda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve Hükümeti'nin Reisi bulunmaktadır. Devlet Reisi sıfatıyla, Batı Cephesi Kumandanı'na durum neyi gerektiriyorsa, yetkilerini kullanmayı emrediyorum." diyerek İsmet Bey'e gereken emri verdi.

     M. Kemal bu arada 5 Aralık 1920'de Bilecik İstasyonu'nda İstanbul Hükümeti'nin temsilcileri İzzet ve Salih PaÅŸalarla buluÅŸtu. Çok resmi bir hava içinde geçen bu toplantıda, İstanbul temsilcilerinin, vatanın durumundan yeterince bilgileri olmadığını anlayınca, onları zorla Ankara'ya götürdü. Ethem ise bu sırada PadiÅŸah'a baÄŸlılık bildiren bir telgraf çekti.

 
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.086 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu