Şarkı Sözleri
Mayıs 16, 2008, 07:26:06 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: GÜNEY CEPHESİ  (Okunma Sayısı 283 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 21, 2007, 07:05:33 ÖS »

 GÜNEY CEPHESİ 
 
      Mondros AteÅŸkes'inden sonra İngilizler ve Fransızlar, haklı bir gerekçeleri olmamalarına raÄŸmen, antlaÅŸma hükümlerine aykırı olarak çeÅŸitli yerleri iÅŸgale baÅŸladılar. Birinci Dünya Savaşı içinde imzaladıkları gizli antlaÅŸmalar doÄŸrultusunda Güney Anadolu'da da İngiliz ve Fransız iÅŸgalleri baÅŸladı. 3 Kasım 1918'de Musul ve 9 Kasım'da da İskenderun'u iÅŸgal eden İngilizler, bu haksızlıklarını daha da geniÅŸlettiler. 6 Aralık'ta Kilis'i iÅŸgal ettiler. İngiliz birliklerindeki Hintli Müslüman askerlerin, üzgün Türk halkını sevgiyle selamlamaları İngiliz subayları ve Ermenileri kızdırdı. Burada resmi binaları iÅŸgal eden İngilizler, lise binasına da yerleÅŸince eÄŸitim durdu. Bütün haberleÅŸmeye el koyan İngilizler Kilis'in dışla iliÅŸkisini kestiler. Halkın elindeki yiyecek maddelerini kendilerinin belirledikleri fiyattan zorla aldılar. Silahları toplamaya baÅŸladılar.

      İngilizler, önemli bir ticaret merkezi olan Antep'i de 17 Aralık 1918' de iÅŸgal ettiler. Bu iÅŸgali AteÅŸkes'in 7. maddesi gereÄŸince yaptıklarını ileri süren İngilizler'in Antep'i iÅŸgali buradaki Ermenilerin şımarmalarına ve taÅŸkınlıklarına yol açtı. Åžehrin resmi binalarını ele geçiren İngilizler, aydınları ve ileri gelenleri uydurma bahanelerle Mısır'a sürdüler. Ermeni tehciri suçlamalarıyla bir çok Türk'e iÅŸkence yapıldı. Silah toplamaya baÅŸladılar. Buna karşılık Ermeniler'e silah dağıtıyorlardı. Bu durum karşısında Antepliler miting yaptılar ve "Cemiyet-i İslamiye" adında bir dernek kurdular.

      İngilizler 22 Subat 1919'da MaraÅŸ'ı ve 24 Mart 1919'da Urfa'yı yine aynı uydurma bahanelerle iÅŸgal ettiler. Her girdikleri yerde Ermenilerle yakın iliÅŸki kurup Türklere karşı onur kırıcı, zalimce iÅŸlemler yaptılar. Türk halkının ileri gelenleri asılsız suçlamalarla tutuklanarak sürgün ediliyor ve böylece, baÅŸsız kalan halkın direnmeyeceÄŸi zan ediliyordu.

      Özellikle Ermenilerin taÅŸkınlıklarının ve Türkler'e yaptıkları kötülüklerin tepkilerine karşı önlemlerini ve baskılarını çoÄŸalttılar.

      DiÄŸer yandan Diyarbakır bölgesinde de sürekli olarak zararlı propogandalar yapıyorlardı. Bu yörede Kürtçülük hareketini destekleyip İngiliz-Fransız güdümünde Kürdistan kurmak istiyorlardı. Bu sebeple bazı aÅŸiretleri elde etmiÅŸlerdi. İngiliz Binbaşısı Nowel bu yöredeki Kürtçülük hareketlerini destekliyor, örgütlüyor, para yardımı yapıyor ve bağımsızlık vaadleriyle aldatıyordu.

      Fransızlar ise 21 Ocak 1919'da, Mersin Osmaniye ve Adana'yı iÅŸgale baÅŸladılar. Onların geliÅŸiyle birlikte Ermeniler taÅŸkınlıklara baÅŸladılar. Fransızlar burada Ermeni nüfusunun çoÄŸalması için Ermenilerin gelmesini teÅŸvik ettiler. Adana yöresinde jandarma birliklerini düzenlemek bahanesiyle jandarma birliklerini Ermenilerden kurdular. Ermenilerin her çeÅŸit kötülüğüne göz yumarken Türkerin ileri gelenlerini görev başından uzaklaÅŸtırdılar. Önemli komutanlarını halkı kışkırtıyor iddiaları ile Suriye'deki esir kamplarına gönderdiler. Bu haksızlıklar kaışısında halk çeÅŸitli yerlerde silaha sarılarak Ermenilere ve Fransızlara karşı canını, namusunu ve malını korumaya baÅŸladı. Bu olaylar üzerine bir Amerikan soruÅŸturma kurulu Adana'ya gelerek çeÅŸitli ırk ve dinlere mensup ileri gelenlere Adana'nın idaresi hakkında fikirlerini sordu. Amerika, bölgenin kendi mandasında kalmasını istediyse de Kongre buna yanaÅŸmadı. Burada nüfusun çoÄŸunluÄŸunu Türkler oluÅŸturuyordu. Ermeniler ise ancak % 20 kadardılar.

      İngiltere ve Fransa Orta DoÄŸu konusunda 15 Eylül 1919 tarihinde aralarında yeni bir antlaÅŸma yaptılar ve Orta DoÄŸu'yu "Manda" sistemi ile paylaÅŸtılar. Buna göre Irak ve Filistin ingiliz Mandasına, Suriye ve Lübnan Fransız mandasına bırakıldı. Dolayısıyla Antep, MaraÅŸ, Urfa Fransa'ya kalıyordu. Bu antlaÅŸmaların sonunda İngilizler, 29 Ekim 1919 da Kilis'i, 30 Ekim'de MaraÅŸ'ı ve Urfa'yı ve 5 Kasım 1919'da da Antep'i Fransızlar'a devrettiler Fransızlar bu ÅŸehirlere geldikleri günden itibaren Türkler'e karşı baskı ve ÅŸiddete baÅŸvurdular. Ermenilerden kurdukları birlikleri de beraberlerinde getirerek, onların her çeÅŸit kötülüğü yapmalarına göz yumdular. Yöreyi iÅŸgal eden Fransız komutan Türk halka bir bildiri yayınladı. Bu bildirinin hükümleri Fransızlar'ın nasıl bir tutum içinde olduklarını yorum yapmaya gerek bırakmayacak bir biçimde ortaya koyuyordu:

     1- Ne için taşıdığını tahkikata bile lüzum görmeksizin üzerlerinde revolver bulunan bir adamın kurÅŸuna dizilmesi

     2- KargaÅŸalık çıktığında ölen veya yaralanan Fransız askerine karşılık, yerli halktan iki adamın kurÅŸuna dizilmesi ve bunların kur'a ile seçilmesi

     3- Bir evden silah atılırsa yakılması

     4- Osmanlı Hükümeti memurlarının böyle bir durum ortaya çıkmasında idare haklarının ve hakimiyetlerinin iskatı ve sokaklarının mitralyöz, bomba ve gazlı mermilerle ateÅŸ altına alınması.

      Antep'te Türk bayrakları indirtilerek yerlerine Fransız bayrakları çekildi. Türk kadınlarının çarÅŸaflarının yırtılması, yüzlerinin zorla açılması gibi çirkin olaylar yaratan iÅŸgal kuvvetleri, direnen Türkleri de öldürüyorlardı. Ermenilerin taÅŸkınlıklarının olayları büyüteceÄŸini gören Fransızlar, Ermeni taburunun yerine Cezayir taburunu getirdilerse de artık durum deÄŸiÅŸmedi. Türk Ulusu'nun sabrı taÅŸtı.


KUVA-YI MİLLİYE'NİN KURULUŞU

      M. Kemal PaÅŸa'nın Anadolu'ya geçmesinden sonra, 8 AÄŸustos 1919'da yayınlanan bir bildiri ile, memleketi haksız yere iÅŸgal eden İtilaf Devletleri'ne karşı, Türk bağımsızlığını korumak için, ulusal kuvvetlerin kurulması ulusun kendi iradesiyle egemenliÄŸine sahip çıkması duyuruldu. Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür ilkesi ile yeni Türk vatanının sınırları belirtilmeye çalışılıyordu. Sivas Kongresi tüm ülkeyi bir inanç ve otorite altında toplarken, Güney Cephesi de Ali Fuat PaÅŸa'nın komutasına verildi. Daha sonra 29 Haziran 1920'de cephe, İran sınırından Fırat Nehri'ne kadar Elcezire Cephesi ve Fırat'tan Antalya'ya kadar Adana Cephesi Komutanlıkları olarak ikiye bölündü.

      Fransızların bu bölgeyi iÅŸgal etmesi üzerine her yerde halkın giriÅŸimiyle ulusal birlikler kurulmaya ve düşmana karşı silahlı mücadeleye baÅŸlandı. Sivas Kongresi'nden sonra da bu kuvvetlerin başına M. Kemal PaÅŸa tarafından komutanlar atandı. Topçu Kemal Bey "DoÄŸan" takma adıyla, piyade yüzbaşısı Osman Bey "Tufan" takma adıyla, yüzbaşı Ratip Bey "Sinan PaÅŸa" takma adıyla Adana Cephesi'nde büyük hizmetler yaptılar. Güney Kuva-yı Milliyesi, gerçek anlamda bir halk hareketiydi. EÅŸkiya, çeteler ve zorbalar Kuva-yı Milliye'ye katılmadılar. Kuva-yı Milliye yalnız vatanseverlik ve Türklük duygusuna dayanıyordu.

      Fransızlara karşı Suriye'de kurulan Arap Ulusal Hareketi, Türkiye'nin güney cephesinin yükünü hafifletti. Fransızlar hem Suriye'de hem de Güney DoÄŸu Anadolu'da savaÅŸmak zorunda kaldılar. M. Kemal Türk-Arap iÅŸbirliÄŸini saÄŸlamak, Fansızlara karşı birlikte savaşılmasını teÅŸvik ettiyse de Faysal buna yanaÅŸmadı. Fakat yine de Türkiye ile anlaÅŸmak isteyenler vardı. Özellikle, daha önce Türk ordusunda yetiÅŸmiÅŸ olan Arap subaylar Türkiye ile iÅŸbirliÄŸinden yanaydılar. Bu iliÅŸki Fransızları çok endiÅŸelendiriyordu .

      Güney Cephesi'nde Kuva-yı Milliye'nin kurulmasından sonra Fransızlara karşı ÅŸu savaÅŸlar yapıldı.

     1- MaraÅŸ Savunması : 20 Ocak-10 Åžubat 1920

     2- Urfa Savunması : 9 Åžubat-11 Nisan 1920

     3- Antep Savunması : 1 Nisan 1920-8 Åžubat 1921

     4- Adana Savunması : 21 Ocak 1920-20 Ekim 1921


MARAÅž SAVUNMASI

      İşgal ettikleri Güney Anadolu ÅŸehirlerinde Ermenilerle birlikte Türk halkına karşı zulüm yapan ve onur kırıcı davranışlarda bulunan Franszlar, Türk Ulusu'nun er geç ayaklanacağını bildikleri için daha Ocak 1920 başından itibaren MaraÅŸ'a yeni birlikler getirmeye baÅŸladılar. Bu kuvvetler Türk saldırılarıyla yıpratılmaya baÅŸlandı. Fakat Fransızların yolları üzerinde Türk köylerinde ırza tecavüze kadar varan saldırıları Türk halkını topluca direniÅŸe itti. 20 Ocak 1920 tarihinde MaraÅŸ'ın ileri gelenlerini tutuklamaya ve hükümet binasını iÅŸgale baÅŸlayan Fransız birliklerine halk ateÅŸ açtı ve onları geri püskürttü. Fransız birlikleri ÅŸehri yoÄŸun top ateÅŸine tuttular. Fransız ve Ermeniler tarafından bir kale gibi korunan ve cephanelik haline getirilmiÅŸ olan kilise, 200 Türk mücahidinin saldırısı ile ele geçti.

      MaraÅŸ'ta silahlı halk direniÅŸinin baÅŸlaması üzerine M. Kemal PaÅŸa 24 Ocak tarihinde bir bildiri yayınlayarak, Suriye'de bulunan Arap direniÅŸ kuvvetleri ile Türk direniÅŸ gücünün birlikte hareket ederek Fransızları iki ateÅŸ arasına alıp ezebileceÄŸini belirtti. Kuva-yı Milliye komutanlarından, Fransızlara, Türk topraklarını terketmeleri için bir nota vermelerini istedi. Bu bölgede, Adana dahil 10.000 Fransız askeri bulunuyordu. Fransızların yeni kuvvetler getirmesi olasılığına karşı da gerilla savaşı yapılmasını ve Kolordu'ya da Fransızlara karşı savunması için gereken emir verildi. Yeni kuvvetler getiren Fransızlar karşısında Türk direniÅŸi, bütün ÅŸiddetiyle yılmadan sürdü. MaraÅŸ halkı ellerinde yeterli silah, cephane, yiyecek ve ilaç olmadığı için, soÄŸuk kış ÅŸartlarında en moden silahlarla donatılmış Fransız birlikleri karşısında son güçlerini kullanıyorlardı. Fakat Fransızların da durumu iyi deÄŸildi. Güneyde Araplar da Fransızlara saldırmaya baÅŸlamışlardı. Bir aÅŸiret de Fransızlar'a doÄŸru ilerliyordu. Türk ulusal kuvvetleri de 8-9 Åžubat'ta Urfa'ya girdi. Fransızlar, İngilizler aracılığı ile M. Kemal PaÅŸa'ya baÅŸvurarak isteklerini öğrenmek istediler. M. Kemal PaÅŸa, Heyet-i Temsiliye adına vardiÄŸi yanıtta, herÅŸeyden önce Fransızların Kilikya, MaraÅŸ, Antep ve Urfa'yı boÅŸaltmaları gerektiÄŸini bildirdi. DiÄŸer yandan da 11 Åžubat'ta, Adana, Pozantı ve MaraÅŸ'taki ulusal kuvvetlere taarruz emrini verdi. Bütün yöredeki Türk halkının Fransızlara karşı ayaklanmasını ve Fransızların Türk topraklarını terke zorlamasını istedi. Fransızlar da bu sırada MaraÅŸ'ı terke karar Yerdiler. 10-11 Åžubat 1920'de MaraÅŸ'tan ayrılan Fransız birlikleri İslahiye'ye doÄŸru kaçtılar. Yolda Türk saldırılarına uÄŸrayan Fransızlar 200 kayıp daha verdiler. MaraÅŸ savaşında Fransız kaylpları küçümsenmeyecek kadar çok oldu. Bu yenilgi Fransızların moralini çok bozdu.

 
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.08 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu