Şarkı Sözleri
Mayıs 16, 2008, 06:35:52 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İÇ AYAKLANMALAR  (Okunma Sayısı 475 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 21, 2007, 07:02:33 ÖS »

İÇ AYAKLANMALAR
 Amasya Genelgesi ile ulusun bağımsızlığının, yine ulusun azim ve iradesiyle kurtarılacağı ilkesinin ortaya konması, Erzurum ve Sivas kongreleri ile bu yolda, siyasi, askeri, idari örgütlenmeye ve ulusal bilinçlenmeye doÄŸru gidilmesi karşısında, tahtını tehlikede gören PadiÅŸah daha baÅŸlangıçtan itibaren bu mücadelenin amansız düşmanı olmuÅŸtu. Bu sebeple İngilizlerle iÅŸbirliÄŸi yapmaktan geri kalmamış ve İngilizlerle en iyi anlaÅŸan Damat Ferit PaÅŸa'yı Sadrazam yapmıştı. Onun aracılığı ile de daha kongreler aÅŸamasında M. Kemal'i, daha doÄŸrusu ulusal örgütlenmeyi engelemek için her yola baÅŸvurmuÅŸtu. İngilizler PadiÅŸah aracılığı ile bu örgütlenmeyi boÄŸmayı baÅŸaramayınca, Anadolu'daki ulusal hareketi etkisiz duruma sokmak için İstanbul'da Meclis toplanmasına razı olmuÅŸlardı. Oysa bu Meclis Misak-ı Milli'yi kabul etti.Bunun üzerine, önceleri zayıf olan ayaklanmaları, daha sistemli ve güçlü bir silah olarak kullanma yoluna gittiler. İstanbul Hükümeti ve PadiÅŸah bu konuda İngilizlerle tam bir iÅŸbirliÄŸine girdiler. Bu ayaklanmalar 1919 yılı sonunda dağınık ve etkisiz idiler, Fakat T.B.M.M.'nin açıldığı tarihlerde büyük tehlike durumuna geldiler.

     Osmanlı Hükümeti ve İngiltere, uzun savaÅŸ yıllarının, Türk Ulusu'nun üzerinde yarattığı bıkkınlıktan ustaca yararlandılar. Osmanlı Devleti'nin askerliÄŸi kaldırdığı ve vergilerin affedildiÄŸi propagandaları yapılıp, T.B.M.M.'nin halk gözünde otoritesini yıkmaya çalışıyarlardı. "Åžeyhül-İslam Fetvası, PadiÅŸah Fermanı ve Hükümet Bildirisi" ile halkın dini ve geleneksel baÄŸlılık duyguları Ulusal Mücadele'ye karşı kışkırtıldı.

     İç ayaklanmaların nedenleri, bu ayaklanmaların bastırılması için baÅŸvurulan yöntemlerin de sebepleri olacağından önemlidir. Bu nedenleri özetlersek: Uzun savaÅŸ yılları yokluk, umutsuzluk yaratmış, asker kaçaklarının çoÄŸalmasına yol açmıştır. Özellikle asker kaçakları, ayaklanmaların insan gücünü oluÅŸturması bakımından ayrıca önem taşıyordu. Ulusal Mücadele, vatan savunması için bu yoksul ve bıkkın halka ağır fedakarlıklar yüklediÄŸi için halkta, bunlardan kaçma eÄŸilimi doÄŸuruyordu. Halife-PadiÅŸah'a olan dinsel ve geleneksel baÄŸlılık bu makamı meÅŸru tanıtıyor ve Ulusal Mücadele'yi gayrı meÅŸru gösterenlerin etkili olmasına yarıyordu. Hürriyet ve İtilaf Partisi ve Hükümet M. Kemal'i ittihatçı ve bolÅŸevik olarak tanıtıyorlardı. PadiÅŸah iradesi olmadan asker ve vergi toplandığı, bunun kanuna aykırı olduÄŸu ileri sürülüyor, Yunan ordusunun Halife ordusu olduÄŸu propagandaları yapılıyordu.

     Ayaklanmalar İngilizler tarafından hazırlandığı ve yerli kaynaklarca beslendikleri için, bastırılması çok zor oluyordu. İsyancıların kuvvetli olduÄŸu bölgelerde, halk onların PadiÅŸahı temsil ettiÄŸine ve bu durumun sürekli olacağına inanıyordu. Bu sebeple bir çok yörede, halk ayaklanmaya katılıyor ve destekliyordu. 1920 yılının ilkbaharından yalnız dış düşman tehlikesiyle deÄŸil, ayrı bölgelerde birbirini izleyerek çıkan ayaklanmalarla uÄŸraşıldı. Ayaklanma hareketleri Ankara'nın yakınlarına kadar geldi. Telefon ve telgraf telleri kesildi. İhanet, cehalet, kin, taassup bütün ülkeyi korkunç bir biçimde kapladı. Ayaklanmaların Ankara'yı bir çemlıer içine aldığı bir sırada, Yunanlılar da 22-23 Haziran 1920'de batıdan saldırıya geçtiler. İçten ve dıştan gelen saldırılar birbirinden uzak olmakla beraber, bir merkezden yönetiliyorlar ve sistemli bir biçimde T.B.M.M.'nin çökertilmesine çalışılıyordu. Hükümet bir dış saldırıya kuvvet gönderse, iç ayaklanmayı bastıramıyor, iç ayaklanmaya kuvvet gönderse dış saldırıya karşı koyamıyordu. Bu sebeple Ulusal Mücadele'nin en buhranlı yılının 1920 yılı olduÄŸu açıkca ortada idi. İç güvenlik en önemli sorun olmuÅŸtu. Ayaklanmaların bastırılmasında, özellikle Kuva-yı Seyyare Komutanı Çerkez Ethem ve Koçkiri Ayaklanmaları'na karşı Merkez Ordusu kuruldu. (Merkez Ordusu, Karadeniz Bölgesi'nde çıkan Pontusculuk hareketine karşı Anadolu'da asayiÅŸ ve güvenliÄŸin saÄŸlanması amacıyla 9 Aralık 1920'de 3. Kolordu laÄŸvedilip, onun yerirıe kuruldu.). Kuvvet yoluyla ayaklanmaların bastırılması mümkün oluyor, fakat baÅŸka bir yerde yeni bir ayaklanmanın çıkmasına engel olunamıyordu. Bu durum, henüz ulıısal birlik ve bilinçlenmenin gerçekleÅŸmemesinden kaynaklanıordu. M. Kemal PaÅŸa, yayınladığı bildirilerle halkı yardıma çağırıyor, fakat etkili olmııyordu. Bu yüzdeıı, ceza önlemlerinc baÅŸvurulması zorunlu oldu. Daha Sivas Kongresi sırasında sert önlemler alınmıştı. Fakat yeterli olmamıştı. Batı Cephesi'ndeki ayaklanmaları bastırmakla görevli 56. ve 61. Tümen Komutanlarına, bozguncu, asi, kışkırtıcı görevini yapamayan askeri ve sivil görevlileri, suçlarına göre tart, hapis, idam gibi her ceÅŸit cezaları uygulamak için olaÄŸanüstü yetkiler tanındı. Fakat bunlar da yeterli olmadılar. İç ayaklanmalar çok sert önlemlerle güçlük!e bastırılabildi.

     Ayaklanmaları tek tek ele almadan önce bir liste halinde gösterelim

     1- Åžeyh EÅŸref Ayaklanması (26 Ekim-24 Aralık 1919) Bayburt'un Hart kazasında, ÅŸeriat düzeni kurmak amacıyla oldu.
     12- Bozkır Ayaklanmaları (27 Eylül-1 Ekim ve 20 Ekim-4 Kasım 1919) da Konya'nın Bozkır kazasında oldu.
     13- Anzavur Ayaklanmaları (1 Ekim-25 Kasım 1919 ve 16 Åžubat-16 Nisan 1920) arasında iki kez olmak üzere, İngiltere'nin Çanakkale BoÄŸazı Bölgesi'nde güvenliklerini korumak için teÅŸvik ettikleri bir ayaklanmadır.
     14- Ali Batı ayaklanması.
     15- Düzce Ayaklanmaları (13 Nisan-31 Mayıs ve 8 AÄŸustos-23 Eylül 1920 arasında) Osmanlı Hükümeti'nin bölgedeki Çerkezleri kışkırtması sonucu çıktı. Bu ayaklanmalar sırasında Ahmet Anzavur Geyve ve Adapazarı'na, Kuva-yı İnzibatiye de İzmit'e geldi.
     16- Yenilıan Ayaklanması (14 Mayıs-12 Haziran 1920).
     17- Yozgat Ayaklanmaları (15 Mayıs-27 AÄŸustos ve 5 Eylül-30 Aralık 1920) arasında ÇapanoÄŸulları'nın düzenlemesi ile çıktı.
     18- Zile Ayaklanması (Mayıs-21Haziran 1920) arasında Osmanlı Hükümeti'nin çıkarcıları elde edip çıkardığı bir ayaklanmadır.
     19- Konya Ayaklanması (2 Ekim-15 Kasım 1920) arasında, asker kaçaklarını yanlarına toplayan ve İstanbul'dan yönetilen çıkarcılar aracılığı ile çıktı.
     110- Cemil Çeto Olayı ve Milli AÅŸireti Ayaklanması (Haziran-Eylül 1920) DoÄŸu Anadolu'da Kürtçülük kışkırtması ile çıkan bir aÅŸiret ayaklanması idi.
     111- Koçkiri Ayaklanması (6 Mart-17 Haziran 1921) Kürdistan kurulması için Koçkiri AÅŸireti'nin çıkardığı bir ayaklanmaydı.
     112 Pontusçuluk hareketi, Ulusal Mücadele'nin başından sonuna kadar süren ve tarihi Rum Pontus Devleti'nin yeniden kurulması amacına dayanan Karadeniz'in orta ve doÄŸu bölgelerinde çıkan ayaklanma olaylarıdır. Bu bölgede çalışan İstiklal Mahkemeleri'nin kurulmasının en büyük etkeni bu olaylarlardır.

     Bu ayaklanmaların özellikle bazıları T.B.M.M.'nin açıldığı tarihte bir merkezden sistemli birbiçimde yürütülmüş, olaÄŸanüstü tehlikeler yaratmışlardı. Bu ayaklanmalara daha sonra, Demirci Mehmet Efe ve Ethem'in Ayaklanmaları da eklendi. Bir yanda düşmanla, bir yandan da bu ayaklanmalarla mücadele edilmek zorunlu idi. Bazen aynı anda bir kaç yerde birden ayaklanma çıkıyordu. Bu ayaklanmaların bir merkezden yönetildiÄŸini ve İstanbul Hüküineti'nin bunları kışkırttığını M. Kemal PaÅŸa şöyle belirtiyordu: "İstanbul'da Damat Ferit PaÅŸa Hükümeti ve İstanbul'da, bütün yıkıcı ye hayin örgütlerin kurduÄŸu birlik ve bu birliÄŸin Anadolu içindeki bütün ayaklanma örgütleri ve bütün düşmanlar ve Yunan ordusu, el birliÄŸi ile bizi yıkmak için çalışmaya baÅŸladılar. Bu Ortak saldırı siyasasının yönergesi de PadiÅŸah-Halife'nin, içinde düşman uçakları da bıılunan her türlü araçlarla yurda yaÄŸdırdığı Huruc-u alessultan (PadiÅŸah'a Karşı Ayaklanma) fetvası idi." Yine M. Kemal PaÅŸa'nın belirttiÄŸi gibi Sivas Kongresi ve sonrası döneminde, Ali Galip ve Åžeyh EÅŸref olayları gibi tek olaylar bulunurken, B.M.M. nin açıldığı tarihe kadar geçen sekiz ay içinde ayaklanmaların ulaÅŸtığı boyutlar, bu süre içinde ne kadar büyük hazırlıklar yapıldığını gösteriyordu.

     1919 YILI AYAKLANMALARI

     Bozkır'da Zeynelabidin Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 1919)

     Mondros AteÅŸkesi'nden ve özellikle İzmir'in iÅŸgalinden sonra, Konya yöresinde de ulusal hareketi destekleyen giriÅŸimler ortaya çıkmıştı. M. Kemal PaÅŸa Samsun'a çıktıktan sonra, diÄŸer komutanlarla olduÄŸu gibi, Konya'da bulunan Cemal PaÅŸa ile de görüşerek, ulusal harekete desteÄŸini saÄŸlamıştı. Cemal PaÅŸa Konya ve çevresinde gerekli askeri önlemleri almış, halkı bilinçlendirmeye ve noksan askeri kadrolarını tamamlamaya çalışıyordu. Ancak Cemal PaÅŸa bir çaÄŸrı üzerine İstanbul'a gidince, yerine vekalet eden Albay Selahattin Bey'e bir telgraf çeken M. Kemal PaÅŸa, oradaki kuvvetlerin başından kesinlikle ayrılmamasını, Ali Fuat PaÅŸa ile devamlı haberleÅŸmesini ve olumsuz hareketlere karşı tedbirli olmasını bildirdi. Selahattin Bey, her türlü önlemin alınmakta olduÄŸu yanıtını verdi. Fakat bir süre sonra o da İstanbul'a gitti. Bu iki komutanın Konya'dan ayrılmalarını fırsat bilen ve Damat Ferit PaÅŸa'ya baÄŸlı bulunanVali Cemal Bey, daha önce baÅŸlatmış olduÄŸu olumsuz ·propagandaları arttırarak, Konya ve çevresine egemen oldu. Askeri otoritenin kalkması üzerine, Konya'da Vali Cemal Bey'in yönetimi M. Kemal PaÅŸa'ya karşı çıktı ve hapishanedeki eÅŸkiya ve katilleri serbest bırakıp, silahlandırarak çevrede korku ve dehÅŸet yarattı. DiÄŸer yandan İstanbul ile devamılı iliÅŸkide bulunuyor ve aldığı emirleri aynen uyguluyordu. Konya'da bulunan İtalyan iÅŸgal kuvvetleriyle de yakın iliÅŸki kurarak onları ve Konya halkını ulusal harekete karşı kışkırtıyordu. Konya'ya İstanbul'dan atanan Ali Sait PaÅŸa, buraya geldi. Vali'nin tutumu karşısında etkili olamayınca Vali'nin görevden alınması için Harbiye Nezareti'ne baÅŸvurdu. 19 Eylül 1919'da Nazır Åžefik PaÅŸa verdiÄŸi yanıtta Konya'da bulunan askeri kuvvetlerden PadiÅŸah'a baÄŸlı olanların yardımı ile ulusal amaca çalışan komutanların ve PadiÅŸah'ın emirlerine karşı hareket edenlerin en sert ÅŸekilde cezalandırılmasını bildirdi. Bu durum karşısında Ali Sait PaÅŸa da 25 Eylül'de görevinden ayrılarak İstanbul'a gitti. Konya'da ulusal harekete karşı çıkan Vali'nin kuvvetlenmesi üzerine Heyet-i Temsiliye, buraya Albay Refet Bey'in gönderilmesine karar verdi. Konya halkı bu haberi duyunca vatanseverlerin çabasıyla Vali'ye karşı birleÅŸmeye baÅŸladılar. Bu durumu gören Vali Cemal Bey 27-28 Eylül gecesi İstanbul'a kaçtı. Halktan ileri gelenler Mehmet Vehbi Efendi'yi (Müderris) Vali Vekili seçti ve Konya Temsil Heyeti'ne baÄŸlandı.

     Konya'da ulusal iradenin egemen olduÄŸu bir sırada, Ulusal Mücadele'ye karşı, gericiliÄŸin ve PadiÅŸah'ın etkisi ile ilk isyan hareketi Konya' nın güneyinde Bozkır'da çıktı. Büyük önemi olmamakla beraber diÄŸer ayaklanmalara örnek oldu. Bu ayaklanma Vali Cemal Bey ve İstanbul'da İngiliz Papazı Frew ile iÅŸbirliÄŸi yapan Zeynelabidin ve arkadaÅŸlarının kışkırtmasıyla çıktı. Kışkırtıcılar çevrelerine topladıkları, çoÄŸu silahsız bin kadar adamla Bozkır'ı bastılar ve jandarmaların silahlarını alıp, Askerlik Åžubesi'ni ele geçirerek buradaki tüm silah ve cephaneyi ele geçirdiler. Karşı çıkmak isteyen vatanseverler öldürüldüler. Birçok ev yaÄŸma edildi ve yakıldı. Üzerlerine gönderilen ulusal kııvvetlere saldırdılar. Konya'dan gönderilen Nasihat Heyeti'nin görüşmeleri olumlu sonuç verdi. Bozkır'a ulusal kuvvet gönderilmeyeceÄŸi garantisi verilince asiler 4 Ekim'de dağıldılar. Fakat bıı olay İstanhul Hükümeti ve İngilizlere büyük cesaret verdi.

     Zeynelabidin'in İkinci Ayaklanması (20 Ekim-4 Kasım 1919)

     Bu ayaklanmanın yarattığı tehlike üzerine, bir daha böyle olaylara fırsat verilmemesi için Temsil Heyeti önlemler almaya baÅŸladı. Afyon'da bulunan Yarbay Arif (Karakeçeli) Bey'in kuvvetleri SeydiÅŸehir'e kaydırılarak Konya'nın, Bozkır yöresinden tehdit edilmemesi saÄŸlanmak istendi. Bu hareketleri öğrenen Zeynelabidin 70 silahlı ve 200 silahsız adamla, Hoca Abdullah, Hoca Sabit, Hoca Abdülhalim Efendiler'in yönetiminde 20 Ekim'de ayaklanarak Bozkır'ın yakınına gelip Kaymakamı çağırdılar ve ulusal kuvvetleri istemediklerini bildirdiler. Kaymakam, yaptıklarınının doÄŸru olmadığını ve bu kuvvetlerin nizami kuvvetler olduÄŸunu söylemesine raÄŸmen etkili olamadı. Asiler ValiliÄŸe telgraf çekerek, ulusal kuvvetler geri alınmadığı takdirde eylemlerini sürdüreceklerini bildirdiler. Valilik dağılmalarını isteyince Bozkır'a ikinci kez girdiler. Memurlar ilçe dışına çıkartıldı ve telgraf hatlarını kesliler. Üzerlerine gö·nderilen Yarbay Arif Bey'in birliÄŸine ateÅŸ açtılar ve ellerine geçen üç eri çok çirkin bir ÅŸekilde öldürdüler. Çarpışmalarda yenildiler ve kaçtılar. 27 Ekim'de asilere son darbe vurulması düşünülürken, DelibaÅŸ isimli bir asinin Çumra'ya yürüyeceÄŸi duyulunca, Çumra'ya hareket eden birlik, yolda pusuya düştü ve esir edildi. Asilerin üzerine gönderilen yeni kuvvetler asileri yendi ve 2 Kasım'da Ulusal kuvvetler asilerin merkezlerini ele geçirdi. Fakat Konya ve yöresinde olaylar burada kapanmadı.

     Birinci Anzavur Ayaklanması (1 Ekim-25 Kasım 1919)

     Konya'nın Bozkır kazasında çıkan ayaklanmalarla hemen aynı tarihlere rastlayan bir sırada Marmara'nın güneyinde Ahmet Anzavur'un Ayaklanması da Ulusal Mücadele'ye karşı çıkan çok önemli bir ayaklanma idi. Aslen Bigalı olup, Emekli Jandarma Binbaşısı Anzavur, Sarayla baÄŸları dolayısıyla Saltanat ve Hilafeti korumak istiyordu. Saray ve Hükümet'in hiyanetinin yalnızca bir aracısı idi.

     İngilizlerin elinde bir kukla durumunda bulunan PadiÅŸah ve Osmanlı Hükümeti'nin adamı olan Anzavur, ulusal silahlı direniÅŸin "Kuva-yı Milliye"nin önemli bir yöresi olan Ayvalık'ta Yunanlılara karşı savaÅŸ baÅŸlatılması üzerine, bu bölgede İngiliz çıkarlarını saÄŸlamak için PadiÅŸah'ın emri üzerine ayaklandı. Çanakkale BoÄŸazı'nın İngilizler için güvenliÄŸini saÄŸlamak ve Ayvalık yöresinde Yunanlılar'a karşı savaÅŸan ulusal kuvvetleri arkadan vurmak amacıyla, Biga-Gönen-Manyas ve bu yöredeki Çerkezler üzerindeki nüfuzu göz önüne alınarak buraya gönderildi. 25 Ekim'de Gönen-Manyas arasında dolaÅŸarak ulusal kuvvetler aleyhinde propoganda yapan Anzavur yöredeki eÅŸkiya ile birleÅŸti ve 2 Kasım'da Susurluk'a geldi. Burada bulunan askeri birlik kendisine karşı koymadı. Halkı kendisiyle birleÅŸmeye çağırıp, "Ulusal hareket için toplanan paraların hesabını görmek için Balıkesir'e gideceÄŸini ve isteyenlerin kendisine katılabileceÄŸini" söyledi. Buradaki subayların çekingenliÄŸi dodolayısıyla 40 kadar er kendisine katıldı.

     Anzavur ve onunla iÅŸbirliÄŸi yapan eÅŸkiyanın yarattığı tehlike üzerine, Bursa'dan Yarbay Rahmi Bey komutasında 170 kiÅŸilik bir birlik gönderildi. Karacabey'de eÅŸkiya ile çatışan bu kuvvetler burada duruma hakim oldu. DiÄŸer yandan Anzavur'un üzerine baÅŸka küçük kuvvetler de gönderildi. Fakat yöredeki silahlı direniÅŸ üzerine bazı birlikler esir düştü. 5 Kasım'da Edremit Kaymakamı Köprülü Hamdi Bey, Manyas'ta Anzavurla görüştü ve cephede görev verilmesini isteyerek Hamdi Bey'i kandırdı. Hamdi Bey Anzavur'a inanarak, Albay Kazım (Özalp) Bey'e, Anzavur sorunun kapandığını bile bildirdi. Oysa Anzavur gittikçe kuvvetlendi. 12 Kasım'da 300 kiÅŸi ile Susurluk'a tekrar geldi, Yunanlılarla savaÅŸacağını söyleyerek halkı kandırırken, adamları kışlayı basarak, silahları ve topları ele geçirdiler. Bunun üzerine Albay Kazım Bey ve Rahmi Bey kuvvetleri Anzavur'u sıkıştırdılar ve Anzavur, Susurluk'ta elde ettigi topları bırakarak kaçtı. Bu bölgeyi temizlemek üzere Çerkez Ethem görevlendirildi. Çerkez Ethem'e Gönen'den tehdit telgrafları gönderen Anzavur, Ethem'in 23 Kasım'da Gönen'e girmesi üzerine kaçtı. Bu harekatı sırasında ulusal kuvvetler arasında iÅŸbirliÄŸi ve program olmaması Anzavur'un kurtulmasını kolaylaÅŸtırdı. Adamları dağılan Anzavur Ethem ve Rahmi Bey'in kuvvetlerine peÅŸpeÅŸe yenilerek kactı.

     Ali Batı Ayaklanması (11 Mayıs-18 AÄŸustos 1919)

     Diyarbakır yöresinin önemli olayı, Midyat güneyindeki aÅŸiretlerinden birinin reisi olan Ali Batı'nın, yöreye hakim olarak, İngilizlerin kışkırtmasıyla, Kürdistan kurmak fikirlerinden de yararlanarak çıkardığı ayakma idi. PadiÅŸah'ın izni ile hareket ettiÄŸini yayan Ali Batı üzerine askeri birlikler gönderildi. 18 AÄŸustos'a kadar sürekli çarpışmalar sonunda ölü olarak ele geçen Ali Batı'nın baÅŸlattığı ayaklanma bastırıldı.

     1920 YILI AYAKLANMALARI

     1919 ylı ayaklanmaları dağınık ve birbirinden uzak giriÅŸimlerdi. Bu bakımdan çabuk bastırıldılar. Meclis-i Mebusan'ın toplanması dikkatleri ve önemi bir süre için İstanbul'a çekti. Bu sayede Heyet-i Temsiliye'nin ve M. Kemal hareketinin etkisini ve gücünü kaybedeceÄŸi zannedildi. Fakat Meclis-i Melbusan'ın "Misak- Milli" kararlarını alması, İstanbul'un iÅŸgali ve Ankara'da ulusal iradeyi temsil edecek bir meclisin toplanacağının anlaşılması üzerine 1920 yılının ilkbahar aylarında, bir merkezden ve planlı bir biçimde yönetilen bir dizi ayaklanma patlak verdi. İngilizler ve İstanbul Hükümeti, kuvvet gönderemedikleri için ulusal örgütlenmeyi önleyemiyorlardı. Bu sefer Türk'ü Türk'e düşürmek yöntemine baÅŸvurarak ayaklanma çıkartma yoluna daha planlı bir ÅŸekilde giriÅŸtiler. Bu bakımdan 1920 yılı ayaklanmaları çok tehlikeli boyutlara eriÅŸti.
 
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.107 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu