Şarkı Sözleri
Mayıs 17, 2008, 07:47:06 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: CUMHURİYETÇİLİK  (Okunma Sayısı 138 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 22, 2007, 01:29:46 ÖS »

 CUMHURİYETÇİLİK
 
              "Demokrasi ilkesinin   en yeni  ve  akılcı uygulamasını saÄŸlayan  hükümet    biçimi Cumhuriyettir."

              KurtuluÅŸ   Savaşı'ndan   sonra  yapılan   Türk   devrimlerinin   en  büyük   temeli    Cumhuriyet'tir.  Cumhuriyetçilik   ilkesi,   yeniden  kurulan   Türkiye  Devleti'nin   bir    yönetim   ve   rejim   biçimi   olarak saptanmış   bir prensiptir.   Cumhuriyetçilik;  Türk    Ulusu'nun   KurtuluÅŸ Savaşı yıllarının başından itibaren ihaneti ortaya çıkan  PadiÅŸahlık    yönetimine karşı duyduÄŸu tepkinin sonucudur.

              Atatürk,   Cumhuriyet   yönetimini,  ulusal  karakterimize  en  uygun  düşen  bir    yönetim biçimi olarak görmektedir.  "Türk Ulusu'nun doÄŸa ve törelerine en uygun olan    yönetim, Cumhuriyet yönetimidir." demektedir.

              "Bütün   dünya  bilsin  ki,  benim   için  bir   taraflılık  vardır:   Cumhuriyet    taraftarlığı,  fikirsel  ve  sosyal  ve  inkılap taraftarlığı...  Bu noktada yeni Türkiye    toplumunda bir kiÅŸinin bile bunun dışında kalacağını düşünmüyorum."

              Kemalizm'in ilkelerinden  "Cumhuriyetçilik",  bir anlamda  milliyetçiliÄŸin  doÄŸal    sonucu gibi görülebilir.  EÄŸer egemenlik ulusa ait ise,  ülkenin kimler tarafından hangi    kurallara göre yönetileceÄŸi de ulus tarafından belirlenecek demektir.   Kemalist ideoloji    içinde   Cumhriyetçilik,  giderek   "demokrasi"   ile   bütünleÅŸmekte,   eÅŸ   anlamlı  hale    gelmektedir.   Cumhuriyetçilik aynı zamanda, siyasal iktidarın dinsel kökenli olmaktan    çıkması,  laikleÅŸmesi,  siyasal rejimin çaÄŸdaÅŸlaÅŸması demektir. Bu ilke, iktidarın dinsel    kökenli olmaktan çıkmasıyla Laiklik ilkesiyle,  meÅŸruluÄŸunun temelini halk desteÄŸinin    oluÅŸturmasıyla da, Halkçılık ilkesiyle yakından ilgilidir.

              Mustafa Kemal'e göre, "Yeni Türkiye Devleti" bir halk devletiydi. Oysa geçmiÅŸteki    devlet, bir   "kiÅŸi devleti"  idi.  Cumhuriyet rejiminden ne anladığını ise şöyle anlatıyordu:    "Cumhuriyet  rejimi  demek,   demokrasi   sistemi   ile   devlet   ÅŸekli    demektir.   Biz    Cumhuriyeti  kurduk,  on  yaşını  doldururken  demokrasinin  bütün gereklerini sırası    geldikçe uygulamaya koymalıdır...     Milli egemenlik esasına dayanan memleketlerde    siyasi partilerin var olması tabiidir.  Türkiye Cumhuriyeti'nde  de birbirini denetleyen    partilerin doÄŸacağına şüphe yoktur."

              Cumhuriyet  ile  demokrasiyi  ayrı  düşünmeyen  Atatürk,   1930'lar  Avrupası'nda    neredeyse  yaygın  olarak  görülen  baskıcı  rejimlerin  hepsini  de  eleÅŸtirmiÅŸtir.   FaÅŸist,    Komünist  ya  da  mesleklerin  temeline dayalı kooperatif sistemlerin  Türkiye açısından    özenilir  olmadıklarını  vurgulamıştır.  Oysa  o  dönemde  etrafındaki bir çok kiÅŸi, özellikle    faÅŸist - nazist modelden etkilenmiÅŸlerdi.

              Ulusal  KurtuluÅŸ  Savaşı'nın   bile  oldukça  demokratik   bir  mecliste  tartışılarak,    zaman  zaman  sert  biçimde eleÅŸtirilerek,  denetlenerek  yürütülmüş olması son  derece    önemli ve anlamlıdır.Mustafa Kemal bu tercihi yaparken,elbette ki harekete içte ve dışta    belirli bir  meÅŸruluk  kazandırmak  amacıyla  da hareket etmiÅŸti.   Ama  KurtuluÅŸ  Savaşı    sonrasında izlediÄŸi yol da,demokrasinin O'nun açısından bir temel tercih sorunu olduÄŸunu    ortaya koyuyordu.   Devrimin tehlikeye düşmesi nedeniyle zaman   zaman sert önlemlere    baÅŸvurmak zorunda kaldığı zaman bunu saymıyor: "Onlar ancak baÅŸka önlemlerle önüne    geçilemeyecek büyük tehlikeler karşısında kalındığı zaman, zorunlu olarak onaylanır."    diyordu.

              Serbest    Fırka'nın    kurulması   aÅŸamasında    Atatürk'ün   Fethi   Bey'e     yazdığı    mektuplarda   ÅŸu  satırlar  vardı:   "Büyük  Millet  Meclisi'nde  ve millet  önünde  millet    iÅŸlerinin   serbest   olarak  münakaÅŸası   ve   iyi   niyet   sahibi  zatların  ve  fırkaların    düşüncelerini   ortaya   koyarak   milletin   yüksek   menfaatlerini   aramaları   benim    gençliÄŸimden beri aşık ve taraftar olduÄŸum bir sistemdir."   Kendi partisi içinde en sert    muhalefete  bile  hoÅŸgörü  gösteren  Atatürk,  Özgürlüklerin  temel  olduÄŸu  bir demokrasi    anlayışına sahipti.Özgürlük anlayışı ise, sadece baÅŸkasına zarar vermemek anlamında bir    "negatif    özgürlük"      anlayışıyla   da   sınırlı    deÄŸildi.    İnsanın   kendi      yeteneklerini    gerçekleÅŸtirmesi   anlamındaki      bir      çaÄŸdaÅŸ   Ã¶zgürlük   anlayışını   daha    1930'larda    savunmaktaydı.

              Atatürk'ün  yaptığı  ve  yapmaya  özen  gösterdiÄŸi  bazı  ÅŸeyler  var  ki,  günümüzün    katılımcı     demokrasi    anlayışını    daha    o     zamanlar,    sezgileriyle    benimsediÄŸini    düşündürmektedir.   Dünyada ilk kez bir bayram çocuklara armaÄŸan edilmiÅŸ ve o vesile    ile onlara,  ülkenin  gelecekteki  sahipleri  oldukları  bilinci  aşılanmaya  çalışılmıştır.    23   Nisan  günleri  çocukların,  kentlerdeki  önemli  kamu  görevlilerinin   makamlarına    oturmalarının,  onların  görevlerini geçici olarak devralmış gibi davranmalarının,  bir oyun    havasının ötesinde anlamı olduÄŸu açıktır.  Belki yine ilk kez bir önder, devrimini gençlere    emanet etmiÅŸ  ve  onlardan,  gerektiÄŸinde  ülkede  siyasal  iktidara  sahip  olanlara  karşı    çıkmalarını istemiÅŸ,  1924'te  seçmen  yaşını  18'e indirmiÅŸtir.  Daha o yönde hiçbir istek,    hiçbir gereksinim yokken,  Türk Kadını'na siyasal hak ve özgürlüklerini  -  demokrasinin    ana yurdu  sayılan  bazı  batı  ülkelerinden önce  -  veren,  kadının siyasal yaÅŸamda ağırlık    kazanmasına çaba gösteren de Atatürk'tür.

              Atatürk,  bununla da yetinmemiÅŸ,  gerçekleÅŸtirdiÄŸi büyük  kültür   devrimi açısından    önem taşıyan   kurumların bağımsız   ve   demokratik   bir   yapıya sahip olmalarına   Ã¶zen    göstermiÅŸtir. HerÅŸeyin devlet içinde ve "devlet için" olduÄŸu faÅŸizmin yükselme döneminde    bile, "Türk Dil ve Tarih Kurumları" siyasal iktidardan bağımsız birer dernek olarak kurulmuÅŸ    ve yaÅŸamlarını sürdürmüşlerdir.

              Mustafa Kemal,  demokrasinin   herÅŸeyden  önce   bir   Ã¶zgürlük  sorunu  olduÄŸuna    inanıyor ve şöyle diyordu:    "İrade ve egemenlik milletin tümüne aittir   ve ait olmalıdır.    Demokrasi   sosyal   yardım   veya  iktisadi teÅŸkilat sistemi deÄŸildir.   Demokrasi maddi    refah meselesi de deÄŸildir.   Böyle bir nazariyat vatandaÅŸların siyasi hürriyet ihtiyacını    uyutmayı amaçlar.   Bizim bildiÄŸimiz demokrasi siyasidir.   Onun hedefi,  milletin idare    edenler    üzerindeki    muhakemesi   sayesinde   siyasi   hürriyeti   saÄŸlamaktır.   Türk    demokrasisi, Fransa İhtilali'nin açtığı yolu takip etmiÅŸ, ama kendisine özgü niteliÄŸi ile    gelmiÅŸtir.   Zira   her millet devrimini toplumsal ortamın baskı  ve  ihtiyacına göre   (...)    yapar. Demokrasi prensibi, ulusal egemenlik ÅŸekline dönüşmüştür. Bir ulusu oluÅŸturan    bireylerin o ulus içinde,   her çeÅŸit özgürlüğü,  yaÅŸamak özgürlüğü, çalışmak özgürlüğü,    düşünce ve vicdan özgürlüğü güven altında bulunmalıdır."




--------------------------------------------------------------------------------



Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet ÅŸekli demektir. ( 1933 )


Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. ( 1924 )


Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık ardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılap taraftarlığı... Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum. ( 1924 )


Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. ( 1925 )


Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir. ( 1924 )


Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız. ( 1930 )


Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir... Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir. ( 1925 )


Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibarıyla, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur. ( 1936 )


Cumhuriytin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahı ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirilmesi ve toplanması ile seçkinleşecektir. ( 1927 )


Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktır. ( 1929 )


Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin bütün gereklerini yapacağız. ( 1924 )


Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır. ( 1927 )


Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. ( 1926 )

 
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.081 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu