Şarkı Sözleri
Mayıs 16, 2008, 06:28:48 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN YAPISI VE KÖMÜNİST ÖRGÜTLER  (Okunma Sayısı 249 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 21, 2007, 08:14:52 ÖS »

BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN YAPISI VE KÖMÜNİST ÖRGÜTLER
 


     Meclis, Türk Ulusu'nun ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenliÄŸinin savaşında, ulusal birliÄŸin saÄŸlanması için, ulusun iradesinin oluÅŸtuÄŸu meÅŸru bir kuruluÅŸ olarak açılmış, fakat büyük sorunlar ve olaÄŸanüstü tehlikelerle karşılaÅŸmıştı. Bir yandan iç ayaklanmalar yaygınlaşırken diÄŸer yandan Yunan saldırısı da geniÅŸliyordu. İç güvenlik, düzenli ordu kurulamaması, para kaynaklarının yokluÄŸu yüzünden sınırlı bütçeler büyük sorun idi. Bütün bunların yanı sıra, M. Kemal'in düşündüğü birlik saÄŸlanamamaktaydı. Meclis içinde çeÅŸitli insanlar ve düşünceler vardı. Meclis PadiÅŸah-Halife'nin dayandığı temelleri yıkan bir ihtilal meclisi görevini açıkça ortaya koyamıyordu. Atatürk bunu ÅŸu ÅŸekilde açıklıyor: "Gerçek, Osmanlı Devleti'nin ve HalifeliÄŸin yıkıldığını ve ortadan kalktığını düşünerek yeni temellere dayalı, yeni bir devlet kurmaktı. Ama durumu olduÄŸu gibi göylemek, amacın büsbütün kaybedilmesine yol açabilirdi. Çünkü genel eÄŸilim ve düşünüş, daha PadiÅŸah ve Halife'nin özürlü sayılacak bir durumda bulunduÄŸu yolunda idi. Dahası Mecliste, ilkin Halifelik ve PadiÅŸahlık makamı ile baÄŸlantı ve İstanbul Hükümeti ile uzlaÅŸma aramak akımı baÅŸgöstermiÅŸti."

     Meclisin çalışmaya baÅŸlaması ve özellikle M. Kemal'in kuvvetler birliÄŸi sistemi ile birlikte olaÄŸanüstü yetkilere sahip olan bu Meclis'in "kuruculuk" yapısı ve Hiyanet-i Vataniye Kanunu gibi yasalarla ihtilalci karakterini ortaya koymaya baÅŸlaması, Meclis üyelerinin birbirlerini daha iyi tanımaları ve deÄŸiÅŸik düşüncelerin belirmesi ile bütünlük ve birlik konusunda ayrılıklar baÅŸladı. Ülkenin içinde bulunduÄŸu olaÄŸanüstü tehlike göz önüne alınarak, Meclisin ulusal birliÄŸinin parçalanmasını engellemek amacıyla, ülkenin düşman iÅŸgalinden kurtuluÅŸuna kadar, milletvekillerinin siyasal parti ve zümre hareketlerine girmelerini yasaklayan hükümler getirilmeye çalışıldı. Fakat bütün bunlara raÄŸmen bir kaç ay geçtikten sonra Meclis'te gruplaÅŸmalar oluÅŸmaya baÅŸladı. Bu durum, M. Kemal'in, ülkenin kurtuluÅŸu için almak istediÄŸi kararları enelleyici bir tutuma girdi.

     Meclis'te meslek dağılımına göre; memur, subay, avukat, doktor, mühendis, gazeteci, tüccar, çiftçi, sarıklı hoca, aÅŸiret reisi ve aÄŸa, ÅŸeyh, gibi çeÅŸitli insanlar bulunuyordu. Ulusal bağımsızlık davasında düşman iÅŸgaline karşı oluÅŸan birlik, iç sorunlar ortaya çıktıkça sarsılıyordu. Bu sebeple, "Selamet-i Umumiye Komitesi", "Tesanut Grubu", "Halk Zümresi", "İstiklal Grubu", "Istlaha Grubu" gibi dağınık gruplar görülmekte beraber önemli deÄŸildi. "Meclis üyeleri gerçekte, üç, dört akıma ayrılmıştı; en saÄŸ kanatta çoÄŸunluÄŸu hocalardan oluÅŸan islamcı muhafazakar (tutucular), saÄŸ kanatta, daha ılımlı muhafazakarlar; sol,kanatta ise çok sayıda demokratlar yani Mustafa Kemal'in fikirlerini bütün sonuçlarıyla kabul ederek İstanbul kurumlarını kaldırıp, halkın egemenliÄŸine dayanan yeni bir Türk Devleti'nin pürüzsüz kuruluÅŸuna taraftar olanlar ve nihayet bunların daha solunda komünist etkilerine az çok kapılanlar vardı.

     ...Fikirleri iÅŸlenmiÅŸ ve açıklık kazanmış ancak iki akım vardır Birisi.Mustafa Kemal'in devrimci halkçılığı; diÄŸeri hocaların tutucu dinciliÄŸi." Burada kullanılan sol "ilerici", saÄŸ "tutucu" anlamındadır. Gerçekte ise M. Kemal'in yanında olan radikal (köklü deÄŸiÅŸiklik isteyenler) kanat ve karşısındaki tutucu kanadı oluÅŸturan iki ana grup vardı. Halkçılık programının kabulünden sonra, tutucu kanat İstanbul'un da yardımıyla örgütlü bir direniÅŸe baÅŸladı. Yönetimin cumhuriyete doÄŸru gittiÄŸi endiÅŸesiyle, M.Kemal'e karşı çıkıyorlardı. Bu karşı çıkışlar karşısında M. Kemal PaÅŸa 10 Mayıs 1920'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu"nu kurdu. Bu grup "1. Grup" olarak da isimlendiriliyordu. Bunun karşısında olan tutucular da ulusal egemenliÄŸe aykırı, otokrat ÅŸef usulü bir idareye karşı olduklarını ve Meclisin hak ve egemenliÄŸini korumak gerekçesiyle "II. Grubu" oluÅŸturdular. Ulusal bağımsızlık amacına çalıştıklarını ileri sürüyorlarsa da , onların bundan anladıkları, "PadiÅŸah egemenliÄŸi" idi. II. Grup çeÅŸitli düşüncede insanlardan oluÅŸuyordu. 70-80 arasında deÄŸiÅŸen üyesi bulunan bu grup, tutucu, gerici, muhalefeti kendine görev yapanlar, Enverr PaÅŸa özlemcileri, hükümette yer alamayanlar, M. Kemal'e kiÅŸisel düşmanlığı olanlardan oluÅŸuyordu. M. Kemal'e ve O'nun cumhuriyet'e yani ulusal egemenlige ve inkılabın eseri olarak kurulan çaÄŸdaÅŸ bir devlete doÄŸru gitmek konusundaki düşüncelerini bilen bu tutucu ve muhalif kanat direniÅŸini her fırsatta gösterdi. İstiklal Mahkemeleri, BaÅŸkomutanlık, v.b. bir çok olayda oluÅŸan tepkiler zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaÅŸtı. Fakat Meclisin kurucusu olan Atatürk, bütün bunlara raÄŸmen "Meclis" inancından vaz geçmedi.


     KOMÜNİST ÖRGÜTLER

     B.M.M. açılmasından sonra, karşılaşılan önemli sorunlardan birisi de Komünist çalışmalar oldu. İç güvenlik, düzenli ordu kurulması, düşman saldırıları, İstanbul Hükümetleri'nin saldırı ve yıkıcı çalışmalarına karşı ulusal birliÄŸin saÄŸlanabilmesi için yapılan mücadelede komünist çalışmalar da yıkıcı etki yapmaktaydı. Bu örgütlenme çalışmaları, Sovyet Devrimi'den sonra, onu örnek alanların gizli çalışmalarıyla yapılıyordu. M. Kemal PaÅŸa daha Meclis açılır açılmaz, Türk-Sovyet dostluÄŸunun önemi üzerinde durmuÅŸ ve Lenin'e bir mektup yazılarak dostluk iliÅŸkilerinin önemi belirtilmiÅŸti Dış yardım konusunda en yakın ve gerçekçi iliÅŸki o sırada ancak Sovyetlerle saÄŸlanabilirdi. M. Kemal PaÅŸa'nın, "...her ihtimale karşı ulusal varlığın korunmasi için dıştan yardım ve kuvvet aramak gerekirse, kendi ilkelerimize baÄŸlı kalmak ÅŸartıyla her kaynaktan yararlanmayı kabul ederiz." sözleriyle ortaya koyduÄŸu, bağımsızlıktan ödün verilmeden baÅŸlayan Türk-Sovyet yakınlaÅŸması, Anadolu'da gizli komünist örgütlerin kurulmasına da yol açtı. Bu örgütler ÅŸunlardı:

     1- YeÅŸilordu Cemiyeti (Hem gizli, hem açık)
     2- Türkiye Komünist Partisi (Gizli)
     3- Türkiye Halk İştirakiyun Partisi (Açık)
     4- Türkiye Komünist Partisi (Mustafa Kemal PaÅŸa Türkiye'deki komünist çalışmaları ortaya çıkartabilmek için kurdurmuÅŸtu. Açık ve resmi)

     Bu örgütlerden ilk üçü Sovyetler BirliÄŸi ile iliÅŸki kurarak yıkıcı ve bölücü çalışmalara baÅŸladılar. Ethem ve kardeÅŸlerinin de bu örgütle birleÅŸmesiyle durum daha da tehlikeli boyutlara ulaÅŸtı. Bu örgütlenmeleri yürütmek için Kars yoluyla Erzurum'a gelen Mustafa Suphi, Ankara'ya gitmek istediyse de alınan önlemlerle geri dönmeye razı edildi ve Trabzon'a gitti. Trabzon'dan bindiÄŸi tekne 28-29 Ocak 1921,gecesi yolda Yahya Kahya'nın adamlarınca durduruldu ve M. Suphi ile 17 arkadaşı öldürüldü. Sovyetler durumu protesto ettiyse de ısrar etmediler. Türkiye olaydan bilgisi olmadığını ve kara suları dışında olduÄŸunu bildirdi.

     Türkiye'de komünist çalışmalarına 19. y.y.ın ikinci yarısında rastlanmamaktadır. Bu dönemde daha çok Tanzimat Dönemi'nin getirdiÄŸi düşünce akımlarının etkisi görüldü. İmparatorluk yarı sömürge durumunda ve Orta ÇaÄŸ kalıntısı bir ekonomik yapıya sahipti. YenileÅŸme çabaları ise doÄŸrudan doÄŸruya, siyasi yapıda mutlakiyetçi yönetimden, meÅŸrutiyete geçme amacını gütmektedir. Komünizme yönelik sol düşünce ilk kez İkinci MeÅŸrutiyet'ten (1908) sonra görüldü. İkinci MeÅŸrutiyet, geniÅŸ bir biçimde, Türkçülük, İslamcılık, Batıcılık akımlarının yarıştığı bir ortam oldu ve sosyalist düşünce etkisiz kaldı. 1908 doneminde bazı işçi hareketleri olduysa da, bu hareket ücret ve iÅŸ saatleriyle ilgiliydi. Grevler ise "Tatil-i EÅŸgal Kanunu-u Muvakkatı" ile önlenmiÅŸti. Bu dönemde ilk sosyalist düşünce akımları ve kuruluÅŸları, "iÅŸtirakçi" adıyla tanınan Hüseyin Hilmi'nin çalışmaları ile baÅŸladı. 26 Åžubat 1910'da İştirak adlı bir Gazete yayınlandı, 13 Haziran'da kapandı. Bu arada bazı gazete sahipleri "Osmanlı Sosyalist Fırkası"nı kurdular. MeÅŸrutiyet döneminde sosyalist hareket yayın alanında gürüldü. 1913 yılında Mahmut Åževket PaÅŸa'nın öldürülmesinden sonra ittihat ve Terakki diktatörlüğünü kurdu ve susturulan muhalefet ile sosyalist harekette önlendi.

     1918'de Mondros AteÅŸkekesi'nden sonra Hüseyin Hilmi İstanbul'a gelerek Åžubat 1919'da "Türkiye Sosyalist Fırkasını" kurdu. Hüseyin Hilmi seçimlere katıldıysa da baÅŸarılı olamadı ve diktatörce davranışlara yöneldi. 1922'de bilinmeyen bir ÅŸekilde öldürüldü.

     1920'ne Anadolu'da baÅŸlayan komünist çalışmalar ve özellikle 1921 yılına doÄŸru Anadolu'da iktidarı ele geçirmeyi deneyebilecek kadar güçlenmiÅŸ bir askeri kuruluÅŸ haline gelen YeÅŸil Ordu'nun, tehlikeli bir durum alması ve Kurtulus Savaşı içinde olan Türkiye'de bölücü bir kuruluÅŸ olması sebebiyle tasfiye edilmesi yoluna gidildi.

     Ä°stanbul Fetvası'nın, PadiÅŸah'ın askerliÄŸi affettiÄŸi ve Ankara'daki hükümetin meÅŸru olmadığı yolundaki propogandalar çok olumsuz etki yapmıştı. Bir çok yerde ayaklanmalar çıkmıştı. Bu yüzden birlik saglanamıyor, askerler ulusal bilince sahip olmadıkları için bu propogandalara kolayca kanıyorlar, firar ediyorlardı. M. Kemal askeri örgütlenmeye gidilmesini istedi. M. Kemal'in yakın arkadaÅŸları bu yolda çalışmaya baÅŸladılar. YeÅŸil Ordu Cemiyeti, bu çalışmaların sonucu gizli olarak kuruldu. Cemiyetin kurucuları Åžeyh Servet, Muhittin Baha, Hüsrev Sami, Eyüp Sabri, Dr. Mustafa, Hakkı Behiç, Adnan ve Hamdi Beylerdi. Cemiyeti kuranlar, M. Kemal'in izni ve bilgisi altında çalışıldığını yayarak kolayca taraftar buldular. Çalışmalar, bir süre sonra ulusal askeri birlikler kurmak gibi dar bir çerçeveden çıktı ve genel bir amaca yöneldi. M. Kemal'e karşı olanların denetimine geçti. Åžeyh Servet ve bazı kiÅŸiler BolÅŸevik propogandasına kaydılar. Ethem'in aÄŸabeyi ReÅŸit Bey de bu propagandalara katıldı. Cemiyetin nizamnamesindeki esaslar da açık bir biçimde komünist bir kuruluÅŸ olduÄŸunu gösteriyordu. Çerkez Ethem kuvvetlerinin birleÅŸmesiyle büyük bir silahlı kuvvete de sahip olan Cemiyet, kısa bir süre sonra Ulusal Mücadele için tehlike olmaya baÅŸladı. Cemiyetin gizli amacı olan İslam Sosyalizmi çalışmaları da anlaşıldı. Dağıttığı bildiriler ve tüzügü, o günün olaÄŸanüstü tehlikeleri içinde bulunan Türkiye'de ırkçı ve bölücü oldu. Cemiyet kendi gizli propogandasını yapmakla kalmıyor, M. Kemal'in aleyhine barış düşmanı, savaşın sorumlusu olduÄŸunu söylüyorlardı. Ethem kuvvetlerinin YeÅŸil Ordu'ya katılmasıyla aleyhte propaganda hızlandı. Halk arasında ve Mecliste Ethem kuvvetlerinin düzenli orduya tercih edilmesi için eleÅŸtiri ve subayların iÅŸe yaramadığı propagandalay: yaygınlaÅŸtı. Cemiyetin çalışmaları Ankara dışında, Anadolu'nun birçok bölgesinde yayıldı. EskiÅŸehir'de "Yeni Dünya" adlı bir gazete Cemiyet'in yayın organı görevini üstlendi. Cemiyet'in çalışmaları denetim dışına çıktığı ve tehlikeli boyutlara ulaÅŸtığı için M. Kemal Cemiyet'in kapatılmasını istedi, fakat çalışmalar kesilmedi. M. Kemal'in ısrarı üzerine arkadaÅŸları, Cemiyet'in çalışmalarının durmasına karar verip, ayrıldılar. Ancak Cemiyet'in Genel Sekreteri Nazım, Karahisar Mebusu Şükrü, Baytar Salih, Affan, Ziynetullah, Åžeyh Servet ve bazıları çalışmaları gizli yürütmeye devam ettiler. YeÅŸil Ordu ve Halk İştirakiyun (Komünist Partisi) Baytar Salih ve Nazım Beyler'in gizli çalışmaları ile birleÅŸme çabalarına baÅŸladılar ve Üçüncü Enternasyonal'e kabul edildiler. Programlarını birleÅŸtirip birlikte çalışmaya karar verdiler. Ethem'de bu birleÅŸmeden sonra Cemiyet'e katıldı. Gizli Komünist Partisi ile YeÅŸil Ordu'nun birleÅŸmesiyle adlarını Halk İştirakiyun olarak belirlediler. BirleÅŸme protokolünün altında her iki organında mühürü vardı. Bu arada Dr. Nazım Bey Meclis tarafından İçiÅŸleri Bakanı seçildiyse de M. Kemal'in enerjik tutumu ile görevinden çekildi.

     Sovyetler BirliÄŸi ile dostluk ve yardımlaÅŸma çabalarında bulunan T.B.M.M. Hükümeti, Sovyetler tarafından desteklenen bu yıkıcı çalışmalara bir süre göz yumdu. Cemiyetin askeri gücünü oluÅŸturan Çerkez Ethem kuvvetlerinin 10 Ocak 1921'de İnönü'de yok edilmesi ve 16 Mart 1921'de Sovyetler BirliÄŸi ile Moskova AntlaÅŸması'nın imzalanmasından sonra, Ankara İstiklal Mahkemesi aracılığı ile bu kuruluÅŸların tasfiyesine gidildi. YeÅŸil Ordu Cemiyeti'nin yıkıcı çalışmaları, Merkez Ordusu Komutanı Nurettin PaÅŸa'nın 19 Ocak 1921'de, durumu Genelkurmay'a bildirmesiyle öğrenildi. Bakanlar Kurulu konuyu görüştü. Fakat Türk-Sovyet görüşmelerini etkilememesi için acele edilmedi. Moskova AntlaÅŸması'nın imzalanmasından sonra 21 Mart 1921'de gizli oturum yapan T.B. M.M.'nde, Nazım, Mehmet Şükrü, Åžeyh Servet Beyler'in dokunulmazlıkları kaldırıldı. İstiklal Mahkemesi'nce yargılanarak 9 Mayıs 1921'de Nazım Beyle ileri gelen bazı kiÅŸiler hapse mahkum edildiler. Nazım Bey bir süre sonra af edildi. Sovyetlerle iyi iliÅŸkiler kurulduÄŸu bir sırada YeÅŸil Ordu; Halk İştirakiyun, Gizli Komünist Partisi gibi komünist örgütler ılımlı bir biçimde tasfiye edildiler. Böylece yıkıcı bir sorun daha çözülmüş oldu.
 
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.708 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu