Şarkı Sözleri
Mayıs 17, 2008, 05:57:09 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ULUSAL KURTULUÅž SAVAÅžI'NIN KAYNAKLARI  (Okunma Sayısı 488 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 12629


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Temmuz 21, 2007, 08:12:31 ÖS »


     I. Dünya Savaşı'nda dört yıl savaÅŸan Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun çökmesinden sonra Türkiye'nin kurtuluÅŸu için yapılan Ulusal KurtuluÅŸ Savaşı'nın kaynakları her bakımdan çok kötü durumda idi. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı peÅŸ peÅŸe gelince 1918 sonunda ateÅŸkes imzalandığında Türkiye altı yıl savaÅŸmıştı. Bu savaÅŸlar zaten mali ve ekonomik yönden periÅŸan olan Türk kaynaklarını tüketmiÅŸti. Mondros'tan sonra artık Arapların yaÅŸadığı topraklar İmparatorluktan ayrılmış, ayrıca ülkenin en verimli toprakları dört yandan iÅŸgal edilmiÅŸti. Birinci Dünya Savaşı'nda, Osmanlı Devleti 2.850.000 kiÅŸiyi silah altına almıştı. YararlanabildiÄŸi nüfusu o tarihte 15 milyon kadar olduÄŸuna göre, bu sayı yaklaşık beÅŸte bir oluyordu. Bu büyük savaÅŸta 325.000 ÅŸehit 400.000 yaralı 250.000 esir verilmiÅŸti. Salgın hastalıklardan ölenler ve göçler sırasında Türk halkındaki kayıplar toplanınca Türkiye'nin savaÅŸ kayıpları milyonla belirtilir. Birinci Dünya Savaşı sonunda Türkiye'nin nüfusu, ekonomik,.mali kaynakları yeni bir savaşı kaldıramayacak durumda görüldüğü için, ülkenin kurtuluÅŸunu İngiliz, Amerikan mandalarında arayanlar çıktığı gibi yöresel kurtuluÅŸ çareleri arayan Müdafaa-i Hukuk hareketi de oluÅŸtu.


     Nüfus

     Osmanlı İmparatorluÄŸu'nda tam saÄŸlıklı bir nüfus sayımı yapılmadığı için nüfus konusunda yeterli bilgi bulmak mümkün olamamaktadır. 1902'de kabul edilen "Sicil Nüfus Nizamnamesi" (Nüfus Sicil YönetmeliÄŸi) gereÄŸince 1905'de nüfus sayımı yapıldı. Ancak bu sayıma Arap vilayetlerinin çoÄŸu (Hicaz, BaÄŸdat-Basra, v.s.) ve DoÄŸu illerinin çok ilkel durumda yaÅŸayan aÅŸiretleri alınamamıştı. Bu durumda Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun nüfusu 1914 yılında 18.520.016 dolaylarında idi. Mondros AteÅŸkesi'nin imzalanmasından sonra Halep, Suriye, Beyrut nüfusları toplamı olan 2.805.534'ü bu sayıdan düşünce 16.714.428 kalıyordu. Ayrıca Türk Ordusu'nu arkadan vurdukları ve iç güvenliÄŸi bozdukları için 700.000 kadar Ermeni de sınır dışı edilmiÅŸti. Bunun dışında ülkede Rum, Ermeni, Musevi, Latin, Bulgar, Sırp ve Ulahların nüfus toplamı 3.314.965 idi. Bunlar da genel nüfustan düşülünce İstiklal Savaşı'nın baÅŸladığı tarihte Türkiye nüfusu 13 milyon kadardı. Ancak İzmir ve Batı Anadolu (3.365.308) ve Trakya(546.280) Yunan iÅŸgali altında idi. Buraların nüfusundan yararlanmak da mümkün olmuyordu. Bu bakımdan yararlanılabilen nüfus toplamı 9.000.000 kadardı. Ancak, bu nüfus, açlık, her çeÅŸit, ihtiyaç malzemesinin yokluÄŸu, salgın hastalıklar (kolera, tifüs, verem, sıtma, çiçek, firengi, v.b.) yüzünden periÅŸan durumda idi. SavaÅŸtaki insan kayıpları yüzünden erkek nüfusunun 18-35 yaÅŸ grubunda büyük açık oluÅŸmuÅŸtu. Toplumun üretici ve tüketici oranı bozulmuÅŸ, tüketici olan çocuk, yaÅŸlı ve kadın nüfusu artarken üretici yaÅŸ grubundaki düşüş üretime ve ekonomiye kötü etki yapmıştı. Ülkenin en aydın tabakası olan yedek subaylar savaÅŸta ağır kayıplar vermiÅŸti.


     Ekonomik Durum

     Birinci Dünya Savaşı'nda ülkenin gençleri üretim alanından alınıp cepheye gönderilince, bu nüfusun tüketici duruma gelmesi sebebiyle üretimde büyük düşüş oldu. Her ne kadar kadınlardan üretimde yararlanmak yoluna gidildiyse de ihtiyacı karşılayamadı. SavaÅŸ ekonomisi kuralları uygulandığı için, ülkenin bütün kaynakları ordunun gereksiniminde kullanıldı. Yatırımlar durdu. Bunun yanı sıra mali çöküntü, enflasyon daha çok arttı. SavaÅŸ bittiÄŸinde "Kapitülasyonlar" ve "Duyun-u Umumiye" yeniden devreye girdiler.

     Mondros AteÅŸkesi'nden sonra ülkenin en verimli toprakları ve geliÅŸmiÅŸ ÅŸehirleri iÅŸgal edildiler. Yunanlıların da İzmir ve Ege Bölgesi'ni iÅŸgal etmeleri üzerine, bu ÅŸehir ve yörelerin üretiminden ve vergilerinden yararlanma olanağı bulunamadı. Böylece nüfus kaynağının yetersizliÄŸi yanı sıra, en verimli ve zengin ticari ÅŸehirlerin de düşman iÅŸgalinde bulunması yüzünden, İstiklal Savaşı boyunca ordunun insan kaynağı ve bunların beslenmesi, giydirilmesi, her türlü bakımı, silah ve cephane saÄŸlanması, maaÅŸ ve diÄŸer masrafların karşılanması için geri kalan, çoÄŸu yoksul, üretimi çok düşük topraklardan ve küçük ticari iÅŸletmelerin bulunduÄŸu ÅŸehirlerin kaynaklarından yararlanıldı. insan ve çeÅŸitli üretim mallarından yararlanılan vilayet ve sancaklar çok azdı. DoÄŸu Anadolu'dan (Birinci Dünya Savaşı'nda Rus ve Ermeni iÅŸgaline uÄŸramış, nüfus içerilere göç etmiÅŸ olduÄŸu için periÅŸan durumda idi.) yararlanmak mümkün olmadı. ÇeÅŸitli gıda ve malzemeyi taşımak çok güçtü. Bu sebeple buradan ancak silah ve cephane taşınabildi. Milli Savunma Bakanlığı 1921 yılı sonunda bütün illerin ekonomik durumunu öğrenmek için bilgi istedi. MenteÅŸe, İzmit, Bolu, EskiÅŸehir, Afyon, Teke, Kastamonu, Ankara, Konya, NiÄŸde, Silifke, Samsun, Sivas, Kayseri, Trabzon, Elazığ, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Van, Kars ve Ardahan'dan gelen raporlar bu yörelerin zirai ve hayvancılıkla ilgili üretim mallarına sahip olduÄŸunu gösteriyordu. DeÄŸerli madenlerin üretimi çok düşük olduÄŸu gibi, iÅŸletmeciliÄŸinin büyük kısmı yabancıların elindeydi. En önemli maden olan kömürün 1921 yılında üretimi 342.041 ton, 1922'de ise 410.000 ton idi. Ancak kömürün bulunduÄŸu Zonguldak bir süre Fransız iÅŸgalinde kalmıştı.

     Yollar ise çok kötü durumda idi. Karayolları ÅŸose ve toprak olup, kullanılamayacak durumdaydı. Bu yollarda kullanılan ulaşım araçlarının çoÄŸu, ilkel araçlardı. KaÄŸnı, iki veya dört tekerlekli atlı arabalar, deve, eÅŸekle, taşımacılık yapılıyordu. Bunlar durumlarına göre 100-140 km. arası yük taşıyabiliyorlar ve günde (kaÄŸnı 15-20 km.) 15-40 km. arası gidebiliyorlardı. Kamyon ve benzeri motorlu araçlar yok denecek kadar azdı.

     Demiryolları İstanbul-BaÄŸdat hattı ve diÄŸer hatlardan oluÅŸuyordu. İzmit'e kadar İngiliz iÅŸgalinde idi. EskiÅŸehir'de bulunan İngilizler, Türk kuvvetlerinden kaçarlarken üç tren kullandılar. İşletme veznesindeki 20.000 lirayı önemli memurları ve 13 lokomotif ve 100'den çok vagonu da beraber götürdüler. Ulusal kuvvetlerin elinde Osmaneli-EskiÅŸehir (118 km.), EskiÅŸehir-Ankara (268 km.), Konya-Ulukışla (237 km.) hatları vardı. Bunlar toplam 1.000 km. kadar tutuyordu. Bu hatlarda ise kömürlü 15 ve mazotlu 5 Lokomatif ve 717 kadar vagon vardı. M. Kemal PaÅŸa 25 Mart 1920 tarihinde bu hatlara el koydurtarak askeri yönetim altına aldırttı. Ancak EskiÅŸehir-Kütahya SavaÅŸları sırasında kömür olmadığı için odun ve hatta vagonlar yakılarak taşıma yapılmaya çalışıldı.

     Fakat taşıma yetersizliÄŸi ve haberleÅŸme olanaksızlıkları yüzünden EskiÅŸehir'de çok malzeme kaldı. Sakarya Savaşı sırasında bu hatta günde ancak 320 ton malzeme taşınabildi. Büyük Taarruz öncesi ise 600 tona, bazen de 900 tona ulaÅŸtı.

     Deniz taşımacılığı, özellikle yurt dışından gelen malzemenin taşınması için büyük önem taşıyordu. Osmanlı Donanması İtilaf Devletleri'nin elinde bulunuyordu. Bu sebeple İstiklal Savaşı boyunca T.B.M.M. çok sınırlı olanaklarla çalıştı. 24 AÄŸustos 1920'de "Mili Savunma Bakanlığı Umuru Bahriye Müdüriyeti" kuruldu. Eylül 1920 tarihinden itibaren Rus limanlarından baÅŸlayan taşımada sivil motorlar çalıştılar. DiÄŸer yandan Samsun'da Deniz Harp Okulu kuruldu, fakat ancak altı ay çalışabildi. Birkaç gemiyle baÅŸlayan bu ulaşım Rusların yardımı ile güçlendi.


     Heyet-i Temsiliye Dönemi

     Yunan iÅŸgali ve M. Kemal PaÅŸa'nın Anadolu'ya çıkıp, Ulusal Mücadele'ye baÅŸlaması aynı tarihlere rastlıyordu. Bu sebeple M. Kemal PaÅŸa Erzurum'dan itibaren Heyet-i Temsiliye'nin kurulması ile birlikte, mali kaynak bulma sorunlarıyla karşılaşırken; Yunan iÅŸgaline karşı direniÅŸi baÅŸlatan Kuva-yı Milliyecilerin de insan ve para kaynağı bulmaları gerekiyordu. Bu iki olay Sivas Kongresi'nde M. Kemal tarafından birleÅŸtirildi.

     M. Kemal PaÅŸa Anadolu'ya 16 kiÅŸilik bir heyetle gelmiÅŸti. BaÅŸlangıçta bu heyetin masrafları, peÅŸin alınan üç aylık ödenekleri ile karşılanabilmiÅŸti. Fakat Amasya Genelgesi'nin duyulmasından sonra İstanbul Hükümeti kendisini görevden aldı. Bu sebeple masrafların karşılanması zorlaÅŸtı. Amasya'dan Erzurum'a ise M. Kemal PaÅŸa'nın biriktirdiÄŸi 800 lira ile gidildi. Erzurum Kongresi'ne gönderilen delegelerin masrafları, gönderen ilin Müdafaa-i Hukuk gruplarınca karşılandı. Erzurum Müdafaa-i Hukuku ise , ev sahibi olarak masrafları üstlendi. Erzurum Åžubesi Erzurum halkının manevi desteÄŸi yanı sıra, maddi yardımda bulunmasını şükranla anıyordu. Kongre giderlerinin ve temsilcilerin ağırlanması için toplanan para 1.500 liraydı Kongre sona erdiÄŸinde kasada 80 lira kalmıştı. M. Kemal PaÅŸa Erzurum'da askerlik mesleÄŸinden ayrıldığından, kendisinin ve yanındakilerin Erzurum'dan Sivas'a gitmeleri için para bulmak gerekiyordu. Gerçi Heyet-i Temsiliye BaÅŸkanı olduÄŸundan yönetmelik gereÄŸince masrafların Vilayet-i Åžarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nce karşılanması gerekiyordu, fakat kasada 80 lira kalmıştı. M. Kemal PaÅŸa'nın bu sıkıntılı anında, Emekli Binbaşı Süleyman Bey (60 yaşında), Cemiyet'e, "Ulusun selametinden baÅŸka bir dileÄŸim yok. Bu parayı size veririm. Fakat bu parayı verdiÄŸimizi ne PaÅŸa ne de baÅŸka kimse bilmeyecek, ileride Müdafaa-i Hukuk'un parası olursa verirsiniz, olmazsa helal olsun." diyerek biriktirdiÄŸi 900 lirayı verdi. İşte M. Kemal PaÅŸa ve yanındakiler Erzurum'dan bu para ile yola çıktılar.

     Sivas Kongresi'ne katılan delegelerin masrafları Müdafaa-i Hukuk örgütlerince karşılandı. Fakat bazı yerlerin temsilcileri, temsilcisi oldukları ÅŸehirlerde anlaÅŸmazlık olduÄŸundan kendi paralarıyla geldiler. Sivas'a gelen temsilcilerin barındırılma ve yemek ihtiyaçlarını ÅžekeroÄŸlu İsmail Efendi karşıladı. 28 delegeyi 32 gün ağırladı. Sivas Kongresi'nde seçilen Heyet-i Temsiliye'nin de parası yoktu. Erzurum'da alınan para tükenmiÅŸti. Rauf Bey 100 altın vererek bir süre ihtiyacı giderdi. Sivas'tan Ankara'ya kadar aynı sorunlar devam etti. Ankara'da T.B.M.M.'nin açılması ile yeni dönem baÅŸladı. Meclis'in açılışına kadar ise 2. Kolordu Komutanlığı masrafları karşıladı.


     Kuva-yı Millîye Dönemi

     Yunan iÅŸgali ile birlikte Batı Anadolu'da baÅŸlayan Kuva-yı Milliye kuruluÅŸları insan, para saÄŸlamak için çeÅŸitli yollara baÅŸvurdular. Balıkesir Kongresi'nde alınan kararlarla, levazım örgütleri ve Milli Menzil MüfettiÅŸliÄŸi kurulması uygun bulundu. Halktan silah ve para yardımı alınması esasa baÄŸlandı. Nazilli Kongresinde ise, cephelere yeterli asker ve malzeme yollanması, bunların masraflarının karşılanması için halktan para ve ayni yardım alınmasına ve bu iÅŸlerin yürütülmesi mücahit baÅŸkanlarının yetkisine bırakıldı. AlaÅŸehir Kongresi'nde ise ulusal ve genel seferberlik ilanı kararı alındı. Asker ve para toplamakla yetkili kurulların çalışmasının devamı uygun bulundu. Bu kongrelerde Batı Anadolu Kuva-yı Milliye'sinin bir otorite altına alınması, asker, para ihtiyacının karşılanması için çok önemli kararlar alındı. Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi, Sivas Kongresi'nde Ali Fuat PaÅŸa'nın Kuva-yı Milliye Komutanlığı'na atanması ile birleÅŸti.

     Gerek ÅŸehirlerde gerekse köylerde kurulan heyetler, Kongrelerin kararlarını uygulamada büyük güçlüklerle karşılaÅŸmadılar. Fakat asıl güçlük, eÅŸkıyadan oluÅŸan Kuva-yı Milliye birliklerinin bir düzene konulamaması ve bunların baÅŸlarında bulunanların kendilerini Kongrelerin kararlarına baÄŸlı saymamaları yüzünden kendi baÅŸlarına hareket etmelerinden doÄŸuyordu. EÅŸkıyalıktan gelen bu örgütler, cephe gerisinde halktan, ihtiyaçlarından daha fazla para ve çeÅŸitli malları zorla almışlar bu sebeple birçok olay çıkmıştı. Bunların içinde, kendi başına buyruk ve kendi yöntemleriyle çalışarak yörelerinde adeta mutlak hakim duruma gelmiÅŸ olan Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe önemli yer alırlar.

     Ethem, 1919 Haziran'ından itibaren Yunanlılara karşı Salihli yöresinde silahlı direniÅŸe baÅŸladı. Eski İzmir Valisi Rahmi Bey'in oÄŸlunu kaçırarak 50.000 lira karşılığında serbest bıraktı. Bu para sayesinde kuvvetlerinin uzun süre ihtiyacını karşıladı. Kuva-yı Milliye komutanlarının halktan "Nakti ve Ayni" yardım almaları ile silâh, cephane, ve askerlerinin beslenmesi, ikamet masrafları karşılanıyordu. Ethem'in baÅŸvurduÄŸu bu yöntem Demirci Mehmet Efe ve bazıları tarafından kullanılıyordu. Bu durum Ulusal Mücadele'ye karşı olanların, PadiÅŸah'ın asker toplamayı ve vergi almayı yasakladığı propagandalarını yapanların halkı isyana kışkırtmasına yol açıyordu. Halktan toplanan paraların nasıl ve nerelere harcandığını saptamak ise mümkün deÄŸildi. Ethem ve onun gibi çalışanlar emirlerindekilere maaÅŸ verdikleri için 1920 yılı sonunda bu birliklerin düzenli ordu durumuna geçirilmesinde büyük güçlüklerle karşılaşıldı.

     Güney Anadolu Kuvayı Millîyesi ise Batıdaki gibi deÄŸildi. Tam bir halk savaşı veriliyordu. Savunma savaÅŸları yapan ÅŸehirler kendi kıt olanakları ile savaşı sürdürdüler. MaraÅŸ'ın savunmasından sonra, ÅŸehir çok fakir düşmüş olduÄŸu için M. Kemal PaÅŸa 10 Åžubat 1920'de 12. Kolordu Komutanlığına emir vererek, toplanacak para yardımının MaraÅŸ Müdafaa-i Hukuku'na verilmesini bildirdi. Bu yörede de silâh ve cephane yokluÄŸu çok duyuldu. Kuvayı Milliye'nin desteklenmesi için zenginlerin ve halkın fedakârlıkları ile toplanan yardımlar yararlı oldu. Antep Savaşı B.M.M.nin açılmasından sonra da sürdü. Fakat yol olmadığı için Antep'e yeterli yardım yapılamadı. 18.000 Antepli yiyecek bulamadıkları için ot kökü ve aÄŸaç kabukları, zerdali çekirdeÄŸi yemek zorunda kalmışlardı. Sonunda açlık ve cephanesizlik yüzünden teslim oldu.


     T.B.M.M. Dönemi Mali Kaynakları

     İstiklal Savaşı'nın çok büyük yokluklar içinde baÅŸladığını gördük. Ekonomik çöküntü B.M.M.'nin açıldığı sırada Meclis'in para bulmakta büyük sorunlarla karşılaÅŸmasına yol açtı. Mebusların oturduÄŸu yerler bile bin türlü güçlükle saÄŸlanabildi. Yemekleri askerlere piÅŸen yemek ile aynıydı. Cephedeki askerin sıkıntı çekmemesi için her türlü sıkıntıya göğüs geriliyordu. Meclis tutanakları, dilekçe kağıtlarına yazılıyor, mektup zarfları defalarca kullanılıyordu.

     Meclis'in açıldığı tarihte en büyük sorun bütçe hazırlamaktı. Yeni bir bütçe hazırlamak uzun zaman alacağı için, Meclis-i Mebusan tarafından çıkarılan bütçenin 1920 yılının Mart ve Nisan ayına ait olan kısımları geçici bütçe olarak kabul edildi. Bütçe hazırlanamadığı için geçici bütçeler (avans kanunları biçiminde) yapmak yoluna gidildi. 1 Mayıs-31 Ekim 1920 tarihleri arasında ilk altı aylık dönem için 30.000.000 lira harcama yetkisi tanındı. Bunun 10.775.303 lirası Milli Savunmaya aitti. Mayıs l920'de çeÅŸitli illerden toplanan para ancak 20.479 lira idi. Cephelere malzeme taşınması için 250 lira harcama yapılmasına bile M. Kemal'in imzası gerekmiÅŸti. Mayıs ayı sonunda NiÄŸde'den 100.000 ve Kastamonu'dan gelen 200.000 lira büyük para sayılmıştı. Maliye bu paraları çok titiz bir ÅŸekilde harcıyordu. Subayların 6-14 ay maaÅŸ alamadıkları bir sırada bu paralar silah ve cephane için kullanılıyordu. Ekim ayında ikinci bütçe hazırlanmasına baÅŸlandı. Fakat çalışmalar sürdüğü için Kasım-Aralık ayları için 11.923.400 liralık geçici bütçe ile harcama yetkisi tanındı. Ocak-Åžubat 1921 ayları için de 10.300.000 liralık (300.000 lirası fakir köylüye yardım idi.) harcama yetkisi tanındı. 1920 yılı esas bütçe kanunu ise ancak 28 Åžubat 1921'de, yani mali yılın bitmesine iki gün kala kabul edildi. Bu kanunla gelir arttırıcı yollar aranırken, Kuva-yı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin ve Birlik Komutanlarının, halktan gelir toplamaları da yasaklandı. Bütçe gelirleri 61.388.626 lira, giderler ise 63.018.358 liradır. Açık 11.629.732 lira yani % 20'ye yaklaÅŸmaktadır. Mali kaynak saÄŸlamak için Duyun-u Umumiye ve Tütün Rejisi İdareleri ve Osmanlı Devleti'ne ait borç ödemeleri barışta ve yalnız Misak-ı Milli sınırlarına düşen hisseye ait olanının ödenmesi koÅŸuluyla durduruldu. Fakat bu kurumların T.B.M.M.'nin bulunduÄŸu yerlerde devlet kuruluÅŸlarına zarar vermeden çalışmalarına izin verildi. Osmanlı Bankası'ndan geçici avanslar alınması kabul edildi. SavaÅŸ yılları içinde, olaÄŸanüstü sebepler dolayısıyla, devlet harcamaları kısa vadeli avans kanunlarıyla yapılırken, gelirler gelir kanunlarına göre yapıldı.

     Meclis açılır açılmaz ele alınan konuların başında gelir kaynağı bulmak geliyordu. Ancak vergi ve asker toplanabilmesi için, Meclis'in Anadolu'da otoritesinin kurulması gerekliydi. Oysa Meclis'in açıldığı tarihte Anadolu'nun birçok yerinde iç ayaklanmalar çıkmış ve sürmekteydiler. Bu sebeple buralardan vergi almak mümkün olmuyordu. Meclis'in 24 Nisan 1920'da ilk ele aldığı kanun "AÄŸnam Resmi" (Hayvanlar Vergisi) ile ilgili kanun oldu. AÄŸnam Resmi'nin eskiden olduÄŸu gibi dört kat alınması kabul edildi. Duyun-u Umumiye gelirlerine el kondu. İlk gelir getirici kanun 28 Temmuz 1920'de kabul edildi. Anadolu'ya getirilen mallardan vergi alınması için, gümrük vergisi beÅŸ kat arttırıldı. Daha sonra Zonguldak yöresinden çıkartılan kömürden gümrük vergisi dışında, ayrıca ton başına 2-3 lira arası ihracat vergisi alınması için kanun çıkartıldı. Pul gelirleri için Maliyeye yetki tanındı. İhracat vergisi diÄŸer mallara da uygulanmaya baÅŸlandı. DiÄŸer yandan 1914 tarihli Gelir Vergisi Kanunu'ndaki oranlar 5-10 misli arttırıldı. Bütün bu gelir kaynağı bulmaya yönelik çalışmalarda köylüyü vergi yükü altına sokmamaya büyük özen gösterildi. Gelir kaynağı aranırken tasarruf önlemleri de alındı. Mebus maaÅŸ ve yolluklarından vergi kesildi. Gereksiz yere soba ve geceleri lamba yakılmaması, kışın öğlen saatlerinde çalışılıp, gündüzden yararlanılması, gereksiz telgraf haberleÅŸmelerinin yapılmaması gibi yöntemler uygulanırken, 14 Eylül 1920'de "Men-i Müskiyrat" (içki yasağı) ve 25 Kasım 1920'de de "Men-i İsrafat" (israfı engelleme) kanunları kabul edildi.

Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Sarki Sozleri

Picasa Fotoðraf ve Slayt Programý matematik ingilizce Fizik Gebelik Saglik anaokulu gazeteler Bilim Teknik Teknoloji

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

  Salata Tarifleri Tatli Tarifleri Tavuk Yemekleri Corba Tarifleri Dolma Tarifleri Et Yemekleri Kek Tarifleri Pasta Tarifleri Borek Tarifleri Edebiyat Yemek Tarifleri Video izle Forumlopedi Turku Dinle Mesajlar Oteller saglik teknoloji bilim teknik teknoloji yemek tarifleri edebiyat otel emlak inþaat tekstil
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.085 Saniyede 18 Sorgu ile OluÅŸturuldu